codev adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Kimya'nın psikoloji üzerinde etkisi vardır. Ancak kalıcı etkiler değildir. İlaçların etkisi de zamanla geçer. Bu ilaçlar ancak birer yardımcıdır. Halkımız bu konularda yeterince bilgi sahibi olmadığı için psikiyatriye gidip ilaç alıp, içince, psikolojik durumunun bir soğuk algınlığı ya da enfeksiyon gibi geçeceğini düşünür. Ancak işin aslı öyle değildir. İlaç sayesinde nörotransmitterler arası iletişim, sinapslardaki kimyasal bozuklukların bastırılmasıyla sağlıklı hale döner. Ancak bu ilaç etkisi geçince ya da vücut ilaca bağışıklık kazandığında eski haline geri dönecektir. Ayrıca sorunun altında yatan ve beyin kimyanızı değiştiren x olay, bilinç altında kaldığı sürece, gündelik yaşam da bir çok şeyden biz farkına bile varmadan etkilenen ve reaksiyon gösteren beynimizin kimyasını değiştirmeye devam edecektir.
Peki, kalıcı düzelme için ne yapmak gerekir?

Öncelikle kişi, psikaytriden önce psikologa gitmelidir. Psikolog yapılan görüşme sonrası sizin aynı zamanda psikiyatri desteğine ihtiyacınız olup, olmadığını belirler. Dileyen Klinik psikologa da gidebilir, onların ilaç yazma yetkileri vardır.
Gel, gelelim. İlacı aldık, bitti gitti olmuyor. O altta yatan nedenleri bulup, çıkarmak gerek. Sonra bununla yüzleşip, en uygun psikolojik terapi yöntemiyle düzenli ve istikrarlı bir psikoterapi almak gerekir. Bu sırada ilaçlar kullanılması gerekiyorsa, kullanılır. Buradaki asıl fayda psikoterapi'den gelmektedir. İlaç kullanımı ve psikoterapi bir bütündür. Farkında olduğumuz, olmadığımız çevresel etkileşimler beyin kimyamızı etkiliyor dedik. Yani belki de hiç hatırlamadığınız, üzerinde bile durmadığınız bir kişinin sözünü işittiğiniz için beyin kimyanız alt bir travma geçirip, hasara uğramış olabilir. Sokakta çalınan araba kornasının bile beynimizde bir etkileşimi söz konusudur. Bunu biz bilemeyiz. Ancak psikoterapi'de yapılan şey, sorununuz tespit edildikten sonra beynin bu her şeyden etkilenme özelliğini olumlu yönde kullanmaktır. Psikolog ile görüşmelerinizde, psikolog sizin düşüncelerinize müdahale etmeden, onları olumlu şekillere bazı yöntemlerle yönlendirmeye çalışır. Böylece beyin kimyanız ilacın yarattığından daha kuvvetli bir etkileşim ve değişim içerisine girer.

Sözün özü; ilaçlarınızı kullanırken, düzenli aralıklarla, aksatmadan bir psikoterapi desteği almalısınız. Kalıcı tedaviyi böyle sağlarsınız. Onun dışında çevrenizde ki olumsuzluk yaratan kişi ve olaylar varsa bu süreçlerde bu kişilerden uzak durmak elzemdir.
Obsesyon ile ilgili, gördüğüm en iyi açıklamayı yapan psikiyatrist, psikoterapst İbrahim Bilgen'dir.
İzleyebilirsiniz;


https://www.youtube.com/watch?v=uGbK5UtSolA


https://www.youtube.com/watch?v=xOcWgzrrY8Y


https://www.youtube.com/watch?v=3c7Rq5w824I
Öncelikle hakkınızı helal edin zaman ayırıp böyle bir yorum yazdığınız için teşekkür ederim. Çok doğru değinmişsiniz kesinlikle psikoterapi şart dediğiniz gibi size katılıyorum. Videoları izleyeceğim şimdi.