Ben sekizinci sınıfı yatılı bölge okulunda okudum. O dönemde dayak olayı çok vardı. ( belki halen var) Bir gün 2 arkadaşım ve benim canıma tak etti. 2 hafta sokaklarda yattık. Tabi o zamanlar kar kış. Üzerimizde montumuz bile yoktu. Ayağımda sandalet vardı. Onunda bir parçası kopmuştu. Tekini kullanarak yürüyordum sokaklarda. Yemek bulmak imkansızdı. Açlıktan ölmeyi düşünmüyorduk. Ramazan ayı olduğu için iftarlarda çadırdan karnımızı doyuruyorduk. Tek öğün yetmesede yetiriyorduk. Fakat soğuktan öleceğimizi düşünmekten kendimizi alıkoyamıyorduk. Bir gece bir inşaatın çatı katında 3 arkadaş yatacağız. Bir adet çarşaf bulduk. Üzerimize örtersek altımız beton daha soğuk olacağı düşüncesi ile altımıza serdik. Köşelere yatanlarımız çarşafları üzerimize çekiyordu. Bu şekilde uyumaya çalıştık. Zorda olsa o buz gibi havada uyumayı başardık. O geceyi hiç unutamam. O gece rüyamda okulun kaloriferlerinin yanında elimde sıcacık çayı yudumladığımı gördüm. Devamlı kalorifer gördüm. Sabah nasıl oldu o soğukta ölmedik hayret ettim. Ölmek için hiçbir engel yoktu.
O gece ve o dönem bana çok şey kattı. Halen hatırladıkça gözlerim dolar ağlamaklı olurum.