O kedinin de sonu sokak. Anlaşıldı. Sevimli diye alın sonra yavaş yavaş şikayete başlayın. Kedi o kedi. Kedi oynar. Zaten kediler oyuncu hayvan olmalarıyla meşhur. Ne bekliyordun? Daha dur. Büyüyecek. Daha da saldırganlaşacak. Evde eşyalara zarar verecek. Döşemeleri ve saksıları haşat edecek. Mutfak tezgahından inmeyecek. Hasta olacak. Yeri gelecek 1 hafta hiç kalkmadan yatacak. Psikolojin harap olacak.
Ev yüksekse balkondan düşecek. Alçaksa evden kaçacak. Sokakta kedi arayacaksın. Tvlerin vitrinlerin üstüne zıplayacak. Çocuk gibi evde hem gürültü hem şirinlik yapacak. Tüm bunlara hazır mısın?
Kedi edinirken bunları düşünün. Öyle gel deyince gelen git deyince giden hayvanlar değil kediler. Dur deyince de durmaz. Daha bunun gece mesaisi var. Saat 3'te uyanıp 5'e kadar oyun oynayacaksınız. En az 10 sene.
Her kedi aynı değil. Kişilikleri var. Kimisi çok inat kimisi çok arsız kimisi çok hareketli. Arkadaş kedi alacaktı. Alma dedim. Sen tembelsin bakamazsın dedim. Dinlemedi aldı. Daha 2.ayda başkasına veresi geldi ama eşi çok bağlanmıştı. Eşi bırakmadı kediyi. Şimdi arkadaşım çok pişman. Keşke hiç almasaydım diyo. Çünkü kocası işteyken kedi onunla hep. Onu çok yoruyor. Kedisi inanılmaz yaramaz. Çok zarar veriyor eve. Bakımı da zor. Sık sık hasta. Ben demiştim. Keyfine düşkün olan kedi besleyemez. Kedi hiç büyümeyen 3 yaşında çocuk. Terbiye veremezsin ancak eziyet edersin. Yok tırnağını kesersin yok odaya hapsedersin bunlar hep ona eziyet. Kendi zevkin için kediyi üzersin.
Kedi zor iş.