Konuyu okuyunca bana çağrıştırdığı mesele nedeni ile çok duygulandım.
Bilmeyenler için konuyu şu şekilde özetleyeyim.
"Ankarada, ODTÜde başlayıp Türkiyede her yere yayılmış bir âdet vardır: konuştuğun kişiye hocam diye hitap etmek. Böyle yapan birçok genç insana rastlıyorum. Öyle tahmin ederim ki çoğu bunu başlatanın
Sinan Cemgil olduğunu bilmiyordur.
Neydi bu hocam hikâyesi? Sinan, sınıf farkı ve üstünlük içermeyen bir hitap biçimi peşindeydi. Hocam dendiğinde, böyle hitap edilen kişiye, Sen benden iyi bilirsin gibi bir anlam çağrıştırarak, bir üstünlük tanımış oluyordun. Bunu ona tanımış olmak, Sinanın hoşuna giden bir şeydi. Sorun, kendi üstünlüğünü ima eden sözler, tavırlardı. Sinanın hocam dedikleri hocalar değildi. Odacıya da, arkadaşına da, otobüs biletçisine de hocam derdi o. Sanırım bununla yapmak istediği şey anlaşıldığı ve benimsendiği için hocamcılık yaygınlaştı. Bugün de devam ediyor. "
https://t24.com.tr/haber/sinan-cemgi...-isimdi,203977
Hikayenin ana fikri hiç yabancı gelmedi her ne kadar daha önce okumasam da karşındaki insana sana bir şey öğretmese bile senin bilmediğin nice bilgiler biliyordur düşüncesiyle söylenen bir hitap şekli olarak çıkmış. Tam olarak ben de bu yüzden karşımdakine hocam diyorum (sadece burada). Yani ben Twitter'da A'dan Z'ye pek çok şeyi biliyor olabilirim veya Youtube'da işin inceliklerini biliyor olabilirim ama karşımdaki kişi (şahsen tanımadığım) benden daha çok bilgilere sahip olabilir veya hiçbir şey bilmiyordur ama gercek hayatta benden daha tecrübelidir vs. tam olarak bu yüzden hocam diyorum bende. Paylaşım için teşekkürler, kişinin ideolojik görüşlerine katılmasamda almam gereken yeri aldım hocam