Babam emekli, parayı annem alır, evi annem geçindirir. Ve o küçücük emekli aylığından para biriktirir. Babamın parayı yönetememesi gibi ben de yönetemem. Annem bunu bildiği için benden zorla para keser. Direk para isteyemeyeceği durumlarda da kendi elindeki parayı biriktirmek için benim üzerime masraf yükler.
Bu hepimizde var. Sürekli reklam bombardımanına tutuluyoruz. Ve hiç ihtiyacımız olmayan şeyleri ihtiyacımızmış gibi hissediyoruz.
Son 4 senedir gezmeye ve tatillere 100 bin liraya yakın para harcamışım. O paraya ev alabiliyorsun.
İstanbullular heryeri istanbul gibi zannediyorlar. Mesela Antalya'da 130-140 bin liraya 2+1 ev alıp aylık 500 liraya kiraya verebiliyorsun.
Anadolunun bir çok şehrinde ortalama 130-150 bin liraya 2+1 daire alınabiliyor.
Al borcunu bitir. İkincisini al onun da borcunu bitir. Sonra ikisini sat borçlan istediğin gibi daire al.
Maalesef parayı yönetememek ve birikim yapamamak ülkenin genel sorunu.
Ülkede tasarruf denilen şey yok. Cumhurbaşkanına 1 milyarlık saray yaptırdı diyen şikayet eden adam da 70 binlik araba işini görürken 120 binliğine biniyor.
Ülkenin bankaları da mevduat tasarrufu yeterli olmadığı için yabancı bankalardan kredi alarak yurt içinde kredi veriyorlar.
Bu toplum olarak ortak kültürel sorunumuz.