Hocam yinede bu kadar ağır yazmayın. İnsanlar düşünebilen varlıklar. Sonuçta bize bu yetiyi veren Allah. Eğer düşünebilen ve soru soran insanlara böyle davranırsanız, bu yetiyi bize verene yani Allah’a davranmış olursunuz. Ben yahudi değilim. Eminim burada yorum yazan arkadaşlarda değil. Olsalarda bu onların tercihi. Kimseyi ilgilendirmez. İnsanların inanışlarına ve mensubu olduğu dinlere saygı duymak gerekir. Siz onlara saygı ve sevgi içerisinde davrandığınızda emin olun en büyük cevabı siz vermiş olacaksınız. Mensubu olduğunuz dini yüceltmiş olacaksınız.


residense adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yoo ben kesinle genel yazdım yukarıdaki bazı yorumlara karşılık hocam hakkını helal et.
Namaz kılmayan kafir değildir ama kafirler namaz kılmaz... Soru sormak helaldir herturlu. Ama kafir kafir gibi sorar.
Allah haşa madem en büyük güç kendinden büyük güç yaratabilir mi.. Haşa.. Neler var
Akıl etmeliyiz tefekkür etmeliyiz soruda ölçüsünde sormaliyiz
Araştırın olmadık soru sorma sanatı yahudilikten geliyor
En önemli delil bakara suresi deki yahudilerin sorduğu kurban inek sarı mı olsun büyük mü kız mı erkek mi vs gibi..



Konu öyle sizinde belirttiğiniz gibi şakkıdı cevabı verilmez
Nasib olursa bu tarz insanlar yumurtasını çatlatır çıkar bir gün. Nasib olursa..
Genel yazdım bilgi amaçlı polemiğe gerek yok
Bu da benim düşüncelerim



Ne için geldik sorusunun cevabı ise kuranda Allah vermiş
İmtihan icin
Mal ile eş ile çocuk ile..
Bakara155
İmanınızdaki sadakati ölçmek için sizi, mutlaka, korku, açlık, kıtlık ile; sahip olduğunuz servetin bir kısmını eksilterek, malları telef ederek, can kaybına, sakatlığa maruz bırakarak, mahsulünüzü âfete uğratarak imtihan ederiz. Sabrederek mücadeleye devam edenlere, dünyada yardım, zafer ve devlet, âhirette cennet müjdesini ver.*

Müslüman bu cevabı kabul etmek zorundadır




Değerli yorumunuz için teşekkür ederim.
Bu araştırmaların meyvesini vermesi 15-20 asırı bulacak gibi gözüküyor. O yüzden bir birey olarak yola çıkarak ulaşabildiğimce ileriye ulaşmaya çalışacağım.
Evet bir nedeni olmayabilir. Fakat nedeni varmış heyacanı ile aramaya devam ediyor olacağım.

dexterminate adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu soruyu çeşitli inanç sistemleri veya günümüzün dili ile söyleyeyim "din" ile cevaplamaya çalışırsan, tonlarca cevap gelecektir. İnsanın inancı sadece ve sadece kendini ilgilendirmektedir. Bu yüzden en fazla sana inancı doğrultusundaki fikrini söyleyebilir, ama bunu sana empoze etmeye çalışması tamamen senin düşünme hakkına saldırıdır. Başta aileler çocuklarına bunu istemli veya istemsiz uygularlar. Kendi inancını baskı ile kendi çocuğuna dayatan aileler de bulunmaktadır.

İnsanın "neden" var olduğundan çok, ilkel insandan şu anki insana(homo sapiens sapiens) bilincin nasıl gelişim gösterdiğini araştırmak öncelik anlamında önde gelmelidir diye düşünüyorum. Çünkü bilimin "neden varız" sorusuna tam ve kesin cevabı yok. Henüz atalarından kalan hayvani güdülerini bile yok edip salt zekaya sahip olamamış bir canlı türü için bu soruyu cevaplamak olukça güç.

Niçin milyon dolarlarca bütçe harcanan parçacık deneyleri yapılıyor? CERN'de mikro evren oluşturarak makro evrenin işleyişini ve nasıl oluştuğu sorgulanıyor. İnsan şu anda bu makro evrenin içindeki küçük ama gözlemleyebildiğimiz evrende en önemli faktör.

İnsan zekasal gelişimini nesilden nesile geliştirdikçe bazı şeyler daha da netleşecektir. Şu anda insanoğlunun neden var olduğuna dair fikirler geçmiş kutsal veya antik olarak kabul edilen tabletlerde, yazıtlarda, papirüslerde, üzerine mürekkep atılmış derilerde kalan açıklamalarla dolu. Eğer net ve kanıtlanmış bir cevabı olsaydı elbet şu anda araştırmakla uğraşmazdık.

Bilinen en eski uygarlıklardan bu yana bu soru soruluyor, şimdiye kadar dünya üzerinde yaşamış ve halen yaşamakta olan milyarlarca insan(109 milyar olduğu söyleniyor) 'ın her birinin kendi iç dünyasında kendince ayrıştırılabilecek bir fikri var. Ve çoğunun fikirleri doğuştan değil, erişkinliğe ulaşana kadarki geçtiği yoldaki duyumları ile şekillenen inançları doğrultusunda oluşuyor. Çünkü duyduğuna inanıp, kabullenmek merak edip bilime dalıp araştırmaktan çok daha zahmetsiz. Gerçek merak ve araştırma duygusu bunun üstüne çıktığında insanlık cevabı bulmakta epey bir yol kat etmiş olacak.

Bu arada cevap; "öyle bir neden yok" bile olabilir. Çünkü sebep-sonuç ilişkisi sadece bizim zihnimizde yerleşmiş ve kanun olarak kabul edilmiş bir gerçeklik algısı da olabilir.