Bu soruyu çeşitli inanç sistemleri veya günümüzün dili ile söyleyeyim "din" ile cevaplamaya çalışırsan, tonlarca cevap gelecektir. İnsanın inancı sadece ve sadece kendini ilgilendirmektedir. Bu yüzden en fazla sana inancı doğrultusundaki fikrini söyleyebilir, ama bunu sana empoze etmeye çalışması tamamen senin düşünme hakkına saldırıdır. Başta aileler çocuklarına bunu istemli veya istemsiz uygularlar. Kendi inancını baskı ile kendi çocuğuna dayatan aileler de bulunmaktadır.

İnsanın "neden" var olduğundan çok, ilkel insandan şu anki insana(homo sapiens sapiens) bilincin nasıl gelişim gösterdiğini araştırmak öncelik anlamında önde gelmelidir diye düşünüyorum. Çünkü bilimin "neden varız" sorusuna tam ve kesin cevabı yok. Henüz atalarından kalan hayvani güdülerini bile yok edip salt zekaya sahip olamamış bir canlı türü için bu soruyu cevaplamak olukça güç.

Niçin milyon dolarlarca bütçe harcanan parçacık deneyleri yapılıyor? CERN'de mikro evren oluşturarak makro evrenin işleyişini ve nasıl oluştuğu sorgulanıyor. İnsan şu anda bu makro evrenin içindeki küçük ama gözlemleyebildiğimiz evrende en önemli faktör.

İnsan zekasal gelişimini nesilden nesile geliştirdikçe bazı şeyler daha da netleşecektir. Şu anda insanoğlunun neden var olduğuna dair fikirler geçmiş kutsal veya antik olarak kabul edilen tabletlerde, yazıtlarda, papirüslerde, üzerine mürekkep atılmış derilerde kalan açıklamalarla dolu. Eğer net ve kanıtlanmış bir cevabı olsaydı elbet şu anda araştırmakla uğraşmazdık.

Bilinen en eski uygarlıklardan bu yana bu soru soruluyor, şimdiye kadar dünya üzerinde yaşamış ve halen yaşamakta olan milyarlarca insan(109 milyar olduğu söyleniyor) 'ın her birinin kendi iç dünyasında kendince ayrıştırılabilecek bir fikri var. Ve çoğunun fikirleri doğuştan değil, erişkinliğe ulaşana kadarki geçtiği yoldaki duyumları ile şekillenen inançları doğrultusunda oluşuyor. Çünkü duyduğuna inanıp, kabullenmek merak edip bilime dalıp araştırmaktan çok daha zahmetsiz. Gerçek merak ve araştırma duygusu bunun üstüne çıktığında insanlık cevabı bulmakta epey bir yol kat etmiş olacak.

Bu arada cevap; "öyle bir neden yok" bile olabilir. Çünkü sebep-sonuç ilişkisi sadece bizim zihnimizde yerleşmiş ve kanun olarak kabul edilmiş bir gerçeklik algısı da olabilir.