kalitelihostorg adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bu Din mevzusuna girmeyin bence Din 1 insana amaç verir. Koşulsuz inanırsın . Kanıtsız inanırsın. Din budur. Din bir çok şey'le çelişir , Bir çok din var hepsi kendince kendini doğru gösterecek noktaları vardır.

En basit soru şudur: İnsanlar dünyada bir sınavda ise neden eşit şartlar'da değiliz ?
Biz müslüman bir ülkedeyiz şanslıyız fakat Dünyanın büyük çoğunluğunun dini farklı , diyeceksiniz ki araştırıp müslüman olsunlar. EE o adamlarda senin dinin için aynısını söylüyorlar İnsanın karakterini başta DNA ve yaşam koşullarına göre yapılanır. Sonradan Müslüman olmak kolay değildir. Kim ne derse desin Türkiyedeki 80 Milyon insan başka bir ülkede doğmuş olsaydı Müslümanlığa dönen sayısı 100 kişiyi geçmezdi.

Olabildiğince namaz kılan . Orucu eksiksiz tutan. Doğru ve dürüstlüğün dışına çıkmayan biri olarak. Bu dünyanın sınav için eşit bir ortam olmadığını düşünüyorum. Gözüken bu.
Hocam yanlış düşünüyorsunuz hatta oldukça yanlış düşünüyorsunuz. Din sana sadece bir amaç verir o amaçta tüm insanlarda mevcuttur. Yani sizin belirttiğiniz şekilde "eşit şartlar altında değiliz" diye bir kaide yok. Peki dinin verdiği bu amaç nedir? AKIL(SORGULAMA).. Allah herkese akıl vermiş ve insan azmine göre geleceğini belirleyebilir. Akıllı kişi araştırarak, hayatı gerçek anlamda tefekkür ederek hakikate ulaşabilir. Siz eşit değiliz diyorsunuz fakat Allah bu eşitliği peygamberlere dahi vermiş. Siz ortada haksızlık var derken aksine Allah Adildir! En basiti Peygamber olan Hz. İbrahim dahi bir Peygamber olmasına rağmen ayrıcalıksız eşit şekilde hakikate ulaşmıştır. Sorgulayarak, hayatı tefekkür ederek Allaha ulaşmıştır. Önce gündüz güneş çıkınca bu çok büyük kutsal birşeydir benim Rabbim ancak güneş olabilir demiştir, daha sonra Ay çıkınca Ay'ı kendine Rab edinmiş. En son Rabbim doğup batan birşey değil aksine sürekli benimle olan birşey olmalı diyerek Allahı bulmuştur.. Bakın kendisi Peygamber olmasına rağmen Allahı aklıyla bulmuştur. Ve bir peygamber ile biz eşitken varın diğer insanları siz düşünün

Akıl olarak eşit olmadığımız kişiler olabilir, mesela Deliler bizimle eşit değiller, haksızlık yapılıyor diyebilirsiniz. Fakat Rabbimin adaleti öyle büyüktür ki deli birini bizden daha üstün kılmıştır. Evet bizim hor gördüğümüz deliler bile biz sözde akılıllardan Allahın yanında daha değerlidirler. Ve onlar koşulsuz akıl yoksunluğundan ötürü cennete gireceklerdir. Eşit olmayan tek olguyu bile kusursuz cennete koyan bir Rabbimiz var.. Asıl Adalet/Eşitlik bu değil mi?

Dediğim gibi en büyük nimet bize verilen akıl nimetidir. Bu akıl sayesinde dünyada tek bir müslüman olmasa bile biz tefekkür ederek yaratıcıya ulaşırız. Hz. İbrahim meselesini örnek verdik, onun yaşadığı bölgede müslüman, islam, din mi vardı da Allah'ı buldu? Yani bu olay "sizin insan farklı bir bölgede yaşarsa o bölgenin dini üzerine yaşar" düşüncenizi de çürütür. Kısmen haklısınız bölgeler etki edebilir fakat bu etkiyi biz mücadele ederek, tefekkür ederek aşmalıyız. Bunu kalkıp dine bağlamak, bir yaratıcı olsa böyle olmaz demek doğru değildir Dünyanın kanunu budur Mücadelesiz hiçbirşey gerçekleşmez. Sen Allahı aramakla mücadele etmezsen ziyana girersin. Herşeyi geçtim insan mücadele etmeden hayata kalabilir mi? Bugün karnını doyurmak için bile biryerlerde çalışman lazım, sınavlara hazırlanman lazım. Biz karnımızı doyurmak için Mücadele ederken Allah için neden pasif kalıp inkar ediyoruz ki.. Çalışma, İş olmadan herkes yerinde oturarak kazansın demekle Allah insanları neden eşit yaratmamış demek aynıdır. Herkes yerinde oturup kazansa sizce adil olur muydu? Dünyanın kanununda mücadele etmek varsa mecbur bizde mücadele edeceğiz

Bana göre insan aciz olmadan Allah pek aklına gelmez. Konuyu açan arkadaşa tavsiyem Allah'ı/Hayatın Anlamını otobüs yolculuklarında aramak yerine Hastane köşelerinde aramak daha mantıklıdır. Hastane köşelerindeki insanların hayata tutunurken çırpınışlarını görmek dünyanın ne kadar değersiz ve önemsiz bir yer olduğunu görmeye yetiyor. Bakınız ben kaç haftadır biraz rahatsızım ve bu rahatsızlığın psikolojik etkisinden ötürü nefes darlığı çekiyordum. Emin olun bizim sürekli önemsiz çektiğimiz oksijeni ben içime çekerken o an Allah'ı şah damarımdan daha yakın hissediyordum. Çünkü nefes almakta çırpınırken basit bir nefesin karşısında dünyanın ne kadar önemsiz ve Allah'ın ne kadar büyük olduğunu görebiliyordum. Bir hastalık halinde aciz bedenlerimize hükmedemeyen bizler evrenin yaratıcısına karşı kibir ve inkar ile öne çıkmamız ne kadar mantıklıdır?

Son dönemlerde bende epey düşünüyorum. Hayatı, ölümü, dünyayı, zulüm, mazlum ve haksızlıkları çok düşünüyorum. Fakat düşündüklerimden çıkardığım sonuçlara baktığımda dünyanın gerçekten anlamsız olduğu ve sadece Allah'a ulaşmakla anlam ifade ettiğini görüyorum. İnsanlar sürekli koşturuyor, herkes zengin olmak peşinde, devletler dünyanın egemenliğini elinin altına alma peşinde ama tüm bunlara baktığımızda kendini İlah olarak gören Firavun gibi zalimler bile 2 metrelik mezardan öteye geçememişlerdir. Ve bu bana oldukça anlamsız geliyor, dünyanın değerinin bir hiç olduğunu görüyorum.. Diğer dinler veya düşünceleri araştırabiliriz, fakat bana göre Resulullah(a.s)'ın hayatı, asrı saadet dönemindeki yaşanan olaylar, Kuran ve tüm peygamberlerin(özellikle Hz. Muhammed'in) hiyerarşik yaşantısına baktığımızda yaşadıkları her olay sebepsiz değil. Özellikle asrı saadete gerçekleşen olaylar bir yaratıcının müdahalesi olmaksızın asla oluşmayacak olaylardır. Siyer'e baktığımızda ve bunu Kuranla beraber tefekkür ettiğimizde gerçekten gerçek kurtuluşun İslamda olduğunu ve bu dünyanın iyilerle kötüleri ayıran bir değirmen olduğunu görürüz.. Dünyadaki geliş amacımız Allah'a ibadet etmektir. Yani bir bakımdan İyi olmaktır. İyi ahlak + ibadet bizim sınav sonucumuzu etkileyecektir.. Allah hepimizin yardımcısı olsun, zor bir çağdayız