Şu cümle ile başlamak lazım sanırım sizin bu b*ktan konunuza
"Güzel gören güzel düşünür. Güzel düşünen, hayatından lezzet alır."
Ve şu resimle de sizin aslında bu dünyada hep sol tarafa denk gelen (ekranın karşısında oturana göre) birisi olduğunuzdan dolayı hayal gücünüzle ancak mutlu olmaya çalıştığınızı açıklayabiliriz...
Sanmayın ki hayalperestliğe karşıyım, aksine hayalini kurmadığın bir şeyi gerçekleştiremezsin cümlesine sıkı sıkıya bağlı birisiyim..
Lakin siz her şeyin sizin istediğiniz gibi olması, olmadığı konularda da hayal gücünüz ile olmuş gibi düşünme eğilimindesiniz anladığım kadarı ile.. (yanlış olabilir, bu benim görüşüm)
Hayat bir sınavdır, nasıl ki, tembel öğrenci ile çalışkan öğrenci ayırt etmeksizin aynı sorularla imtihana alınır, tembelin bunu yapamayacağını bilse de insan,tembelliğin insani bir durum olduğunu ve istenirse aşılabileceğini bilir, eğitim sistemi de bunun için her öğrencisine aynı fırsatı tanır.. Yani sen tembelsin nasılsa yapamazsın diyerek o öğrenciyi sınava almamazlık etmez.. Kaldı ki, üniversiteye kadar zar zor sınıf geçip, hatta üniversiteyi bile, çan eğirisidir, ortalamadır vs ile bitirip, daha sonra iş hayatında kendisinden beklenmeyecek başarılara imza atan nice insanlar varıdır...
Bunu dünyaya geliş amacınla bağdaştırırsak eğer..
Rabbim, kimin ne olacağını bilecek kudrete sahiptir elbette.. fakat biz daha yarının ne getireceğini bilmeyen faniler olarak,orada bile cehenneme gitmemek adına , "Bizi dünyaya göndermeden,neler yapacağımızı görmeden bizi neden cehenneme atıyorsun Ya RAB!, Belki de tam tersi birisi olacaktık?" diyerek yaratıcısına seslenecektir... Yani beni sınava almadan ne yapacağımı kaç puan alacağımı nereden bilebilirsiniz ki öğretmenim ? diyen öğrenci ile aynı haklılıkta olurdu bu bir insan gözü ile...
Dünya, senin için bir imtihan yeridir evet, fakat bu imtihanda sen şuan sorgulama aşamasındasın ve bence doğru yoldasın.. Ama sorgularken elinin tutmadığı, gözünün görmediği şeyleri reddedersen eğer zaten sorgulaman eksik ve yanlı olur. Yani Allah nerede? neden göremiyorum? gibisinden sorular ve cevaplarından önce, Bana suretini göster ya Rab! diyen Hz Musa A.S'a önce arkandaki dağa indireyim eğer o dağ dayanırsa sen de dayanırsın dediğinde, suretini dağa yansıttığında dağın yerle bir olduğunu, bunun için, Hz. Musa A.S gibi, asası ile Nil nehrini ikiye ayırabilen, Allah C.C ile arada Cebrail A.S olmadan konuşabilen bir peygambere bile göstermemişken, sen bu soruyu ertele

Daha henüz aynı dünyayı paylaştığımız cinleri bile göremiyorken böyle üst düzey şeyleri düşünerek sorgulamana ket vurma...Eğer sorgulaman devam eder ve belirli bir düzeye gelirsen ,bunların cevabını otomatik olarak bulmaya başlayacaksın zaten.
Seni yaratanın sana ve ibadetlerine ihtiyacı olmadığını bilerek bu sorgulamaya başlamalısın..
Sonra bu ibadetlerin sadece ibadet olmadığını, hemen hepsinde insan oğluna kişisel ve toplumsal faydalar sağladığını bilmen lazım..
Örneğin namaz : Namaz kılan bir insanın vücudunda ve elbiselerinde mikrop vb zararlı şeylerin barınma olasılığı diğerlerine göre daha düşüktür. Çünkü bu insan namaz kılarken namazın şartları olan hadesten taharet ve necasetten taharet şartlarına uymalıdır.. Bu da hem bedenen hem de giyim olarak temizliği şart koşar...
Aynı şekilde, namaz kılan bir insanın günaha giden yollarda daha bir dikkatli olması gerekir , her ne kadar günümüz dünyasında daha çok namaz kılan kişilerin günaha bulaşmaları daha rahat olsa da veya bulaştıkları günahlar medya vb şeylerle insanların gözüne sokulsa da...
Yani namaz kılan bir esnaf işinde hile yapmamaya özen göstermeli, bir memur aldığı maaşı hak etmek adına zamanını boş geçirmemeli, bir işçi ise işine ve işverenine maksimum fayda için çabalamalı, bir iş veren ise, işçisinin hakkını ziyadesi ile vermeli gibi gibi..
Namaz kılan bir erkek, haram ve helal i bilmeli, kendisine haram kılınmış bir kadını ama sözle ama elle ama gözle taciz etmemeli, yani bir kadın yanında bir erkek olmadan gecenin 3-4 ünde eğer korkmadan çekinmeden sokağa çıkabilmeli.
Veya Oruç tutmak;
Oruç tutarken bedenen bir temizliğe giriyorsun, miden rahatlayınca, mide içindeki yaraları onarmaya başlar vücut, aynı şekilde beyin hücrelerinin yenilenme işi oruç ile hız kazanır, yani bana ibadet edin derken bile bizim sağlığımızı düşünen bir yaradan...
Bunlar daha da arttırılabilir.
Yani ibadet edin derken bile aslında dünyada olması gereken bir nizamı bize bildiriyor.. Kimsenin hakkına girmeyin,vücut sağlığınız için bunları yapın diyerek.. ve bizim modern tıp! bunları daha yeni yeni keşfediyor..
Hem zaman sıkıntısından hem de sıkıcı olmasın diye bu örnekleri daha da çoğaltamıyorum şuan için, ama bence bakış açını değiştirecek kaynaklar ve kişilerle muhattap olmanı öneririm..
İbadetler bizim dünyaya geliş amacımız değildir, onlar bizim dünyadaki ödevlerimizdir..
Mahşerde sorulacak sorulardan birisi "Ey kulum benim için ne yaptın?" olacak, ve bir çoğumuz bu soruya, "Namaz kıldım, oruç tuttum" gibi ibadetleri sayacak, fakat Allah ; onlar senin içindi, benim için ne yaptın diye soracak.. İşte geliş amacın onları bulmak aslında.