Bilinçaltı algı

Tabi tamamen tesadüf olabilir. Ya da olmayabilir

Yazılı ticari iletişimde ikna psikolojisinin temelinde açıklamaya çalışmak gerekirse:
- Yeşil: Güveni simgeler. Üyeye güvenilebileceği algısı oluşturur. Ayrıca üretkenlik algısı yaratır. Ama genel olarak güven hissi ağırlıktadır. Sebebi de bilinenin aksine doğa değil trafik lambalarıdır.
- Mavi: Sakinleştirme ve ikna etme sürecinde sıklıkla kullanılan bir renktir. Skalasındaki çoğu tonun ticari ortamlarda doğru teknikle kullanımı güven ve rahatlık verir. İstisna olarak çoğu tonu bazı kişilerde güvensizlik hissiyatı yaratır ama bunda fazla detaya girmeyeyim. Burada kullanım amacı koşulsuz güven sağlama. Yani daha rahat bir şekilde güven hissayatı oluşturma. Yeşilde bilinçaltı bir koşullanma durumu var ve algı invert edilebilir. Ama mavide bir koşullanma durumu olmadığı için algının invert edilmesi zordur. Tabi bu noktada istisnalar var.
- Gold'a yakın sarı: Parayı ve bilgeliği çağrıştırır. Maddi kazanç hırsını tetiklediği de bazı çevrelerce kabul edilir. Gene koşulsuz güven için tetikleyicidir. Ayrıca sarının tüm tonları etkili olarak dikkat çeker.
- Mor'a yakın renkler: Para ve asaleti temsil ettiği söylensede Türkiye için etki tartışmalıdır. Zira batıya doğru bu etkiler artar. Doğuya doğru azalır. Bu etki daha çok tarihle alakalıdır. Batıdaki yönetim düzenleri, savaşlar ve kıtlıklar yüzünden kırmızıya kayan renkler asalet temsili oluştururken, doğuya doğru hükümdarlarda ve hazinelerde artan altın miktarı ve merakı asalet renginin sarı tonlara kaymasına neden olur. Dikkat ederseniz batıdaki çoğu kaftan genelde mor ve kırmızıya yakın renklerde tasvir edilir ve süs taşları genelde bu renktedir. Doğuya doğru ise altın süslemeler artar, renkler sarı tonlarına kayar. Yani kurumsal üyelerin renkleri Türkiye'nin bir kısmı için bilinçaltı asalet algısı yaratır. Seçkin, elit üyeler olarka algılanacakları için bilinçatında koşulsuz güven tetikleyebilirler. Yalnız, erkek egemen yaşamış/yaşayan toplumlara doğru kaymada mor ve pembe gibi renkler pek güvenilir bulunmaz. Zira kadınsı bir gücü temsil ettiğine inananlar vardır. Osmanlı haremlerine dikkat edildiğinde genelde güçlü kişiliklerin mor ve kırmızı ağırlığı tercih ettiği görülebilir. Saf pembe ise her toplumda zayıflık hissiyatı yarattığından acıma yoluyla güven istenmeyen durumlar dışında pek kullanılmaz.
Gold ve platinler için yaşanmış koşulsuz güven örnekleri bazı şikayet konularında karşıma çıkmıştı.
Unutmadan; yukarıda yazan renk algıları pek çok değişkenden ötürü insandan insana değişebilir ve değişir. Hatta bu veriler bilim dallarına göre de değişebilir ki bu konuda devam eden pek çok tartışma literatürden görülebilir. Yazılan veriler kabul ettiğim dallarda bilimsel olarak doğrulanabilecek genel bilgilerdir ve kural değildir.
Özet; ikna teknikleri açısından bakarsak bilinçaltı algı ve güven ilişkisinin tesisi bakımından genelde doğru seçimler. Ticari açıdan da uygunlar.