Hepimizi mutsuzluk arsızı yapan en büyük nedenlerden biri yıllarca "eşşek" gibi çalışıp bütün emeklerimizin çabalarımızın hüsrana çıkması bir türlü yolun sonundaki mutluluğa ulaşamıyoruz ve hedefimiz o olduğu için içimizdeki tatminsizlik duygusuda bir o kadar büyüyor ve o kadar çalışmanın emeğin sonunda ulaşsanda varsayalım 1 yıl önce çıktığın yoldaki hedefe ulaşmışsındır fakat dur bir saniye nerede bu tatmin diye kendini sorgularken buluyorsun. Hepsininde özü sanıyorumki hayatı hiç bir şekilde anlayamamamızdan kaynaklı.Kısaca "nedir bu hayat?" "nasıl yaşanır" "Yaşam bu kadar saygıyı hakediyor mu" vs. vs. vs. söylenirde söylenir. 200-300 yıl öncesinin insanları 10-12 yaşında ergenliğe ulaşıp, bitirip bu dünyaya en önemli eserlerini 20-25 ve nadirde 30 lu yaşlarında vermişler, çünkü 30 lu yaşların sonrasını görmek çok zordu vebalar, ince hastalıklar işte velhasıl kelam 30 lu yaşlarımızda bile ergenlik sırtımızın kamçısı bununda en büyük nedeni çocukluktan itibaren bastırılmamız ve sindirilmemiz olmuştur.