Ben ve kendi çevrem adına konuşmam gerekirse bu hikayeyi duymayan yoktur diye düşünüyorum. Ucundan kenarından duyan herkesi etkilemiştir mutlaka. Fakat günümüz yöneticileri sanıyorum ki bu hikayeyi hiç duymamış. Altını çizerek söylüyorum ki siyasilerden bahsetmiyorum. Devletin çatısı altında bir mevkiye sahip bütün insanlardan bahsediyorum.

Sürekli duymaya alıştığımız bir haber gördüm bugün. Bilmem nerenin valisine, Mercedes S350 marka aracı sürekli arızalanıyor, masraf çıkartıyor diye 1 milyon 745 bin 320 TL değerinde Audi marka makam aracı alınmış. Fiyat ne kadar doğrudur bilmiyorum fakat bahsi geçen fiyatın 10/1 ini harcasalar yine ciğerim yanar. Ben anlamıyorum, hiç mi vicdanları sızlamıyor? Ülke ekonomik açıdan bu kadar zor durumdayken nasıl gönül rahatlığı ile binerler o araçlara?

Bilmeyenler için bahsi geçen hikaye:

Hz. Ömer halifeliği döneminde; geç vakit mumunu yakmış evinde çalışırken bir kişi ziyarete gelir; selamını verir, ancak selam alınmaz. Ziyaretçi bir anlam verememekle beraber bir kenara çekilir ve beklemeye başlar. Bir süre sonra Hz. Ömer; selama yanıt verir bu arada önündeki mumu söndürüp bir başka mum alarak onu yakar. Ziyaretçi yaşadıklarından ötürü şaşkındır. Kendini tutamaz, sorar. Aldığı yanıt tüm zamanlardaki her yönetici için son derece önemli, üstelik anlamlıdır.

"Evvelki mum devletin hazinesinden alınmıştı. O yanarken özel işlerimle meşgul olsaydım Allah indinde mesul olurdum. Seninle devlet işi konuşmayacağımız için, kendi cebimden almış olduğum mumu yaktım, ondan sonra seninle konuşmaya başladım."