Olaya şu açıdan bakıyorum.

Daha kendi ülkemde kültür farklardan, düşünce farklarından dolayı ilişki kurmakta zorlanıyorum. Aslında belki de bu gelişen teknolojinin bir yansıması tüm ilişkilerin içi boş ve yavan kalıyor. Bu bağlamda yurt dışına çıksam dahi ne orada yaşayanlar ile sıcak bir ilişki ne de herhangi bir yakınlık hissedeceğimi düşünüyorum. Zaten bu ülkede var olmayı başaramayan, yurt dışında hiç var olmayacaktır. Yurt dışına çıkma isteğini saçma buluyorum.

Yapabileceğinin en iyisini yapıp bu ülkeye katkı sağlamak varken neden yurt dışına çıkasın, neden seni hiç bir zaman kendi vatanından kabul etmeyecek insanlar için çalışasın ki. Keza benim amacımda budur belirli bir finansal özgürlük kazandıktan sonra ihracat yaparak katkı sağlamak. İlla yurt dışına çıkacaksam da gayem keşfetmek ve gezmek için olur. Bu ülkenin kuruluşunda ki yüksek değerlere sahip çıkabilirsek hem kendimiz hem de gelecek nesil için iyi şartlar yaratabiliriz.

Elbette bu iş devlete düştüğü kadar, bizlere de düşüyor. Düşman bir tavır sergilemek yerine tartışmaya ve kişilerin haklı yanlarını görüp fakat şöyle de bir yol var demeye ikna etmeliyiz. O yolda bu ülke için atılacak güzel adımlar olmalıdır.


"En azından üç dil bileceksin
En azından üç dilde
Ana avrat dümdüz gideceksin
En azından üç dil Çünkü sen ne tarih
ne coğrafya Ne şu ne busun
Oğlum Mernus
Sen otobüsü kaçırmış bir milletin çocuğusun."

-
Bedri Rahmi Eyüboğlu

Uzun lafın kısası çok çalışmalıyız.