İşin iki farklı boyutu vardır.
1) Psikolojik
2) Duygusal İletişimde Olduğumuz İnsanlar

Psikoloijye göre her insanın bir kişisel alanı vardır ve bu alanın ihlalleri, olumsuz sonuçlar doğurur. Telefon, sosyal medya hesabı, mail, kişisel çekmecen gibi alanlarda, eşin, çocuğun, ailen gibi tüm bireylerden bağımsızca sürdürdüğün bir özel yaşantın ve alanın olmalıdır. Sonuçta sen karakter olarak da tüm bu saydığımız insanlardan farklısın ve kendi hayatını yaşıyorsun. Haliyle insanlar bu alanı kabullenmeli ve buna saygı duymalı. herhangi bir psikoloğa gitmeye aileni ikna edebilirsen, bu konuda onları frenleyecektir.

Sevgilin konusuna gelince. O da bu 2. maddedeki duygusal iletişim kısmına giriyor. Sen hayatının 17 senesini onunla geçirmedin. Muhtemelen üniversitede ayrı şehirlerder olursanız o da sen de başkaları ile birlikte yeni bir ilişki kuracaksınız. Eee, hayatına kısa süre dahil olan veya evlensen eşin olacak olan bir insan olsa da, senin hiç mi özgür alanın olmayacak? Boynuna zincir bağlanmış gibi bu insanlara herşeyini gösterip ,söyleyip, onlarla yapışık ikiz gibi mi yaşayacaksın? Peki senin her alanına girer herseyini takip ederse, sana güveni nerede kalacak? Veya tüm alanlarını ve hayatını bilen biri ile akşam ne konuşabileceksin? O yüzden işte özel alanlar gerekir hepimize. Yoksa ilişkilerin en büyük düsmanı olan iletişimsizlik başlar. Kız arkadaşını buradan vurursan, ben seninle konuşabilecek bir özel hayatım kalsın istiyorum, onu da görürsen neyi konuşacağız yan yana oturup youtube'mi izleyeceğiz diyerek girebilirsin konuya.