Şimdi öyle deyince benim de beynim açıldı. Benim de program C'de videolar D'de. Ama ben aynı disk olduğu sürece ayrı bölümlerde sıkıntı olmayacağını düşünüyorum.
Mesela dosya taşıma işleminde de öyle değil mi, aynı diskteyse pıt diye taşıyor. Ben daha çok diskin doluluğunun etkili olduğunu düşünüyorum (kendim için)
Bu akşam bunları bir deneyeceğim.
Aynı disk içinde C'den D'ye ve D'den D'ye taşıma yapın, aradaki farkı göreceksiniz. Aynı disk diye bakmayın, sanal olarak bölünmüş olması yeter. Özellikle bu tür iş süreçlerinde ya da büyük dosyaların taşınmasında epeyce fark olur. Diskler ayrı olunca ise bağlantı uyumu varsa aşağı yukarı bölümleme kadar fark olur, yani bölümleme ya da aynı ana karta aynı tür bağlantı ile bağlı, aynı teknik özelliklere sahip iki disk arasında taşama ile bölümler arasında taşıma çok fark etmez. Eğer ana sistem diski olarak SSD kullanmıyorsanız programları diğer bölümde çalıştırmanızı öneririm. Zira ana bölüm genelde sistem için yapılır, diğer kısım dosyalama ve yedekler için. Biz ne yapıyoruz, dosya yükü win dizininde oluşmasın diye arşivi D'ye atıyoruz, ama programları C'den çalıştırıyoruz. Bunun yerine, AE, iL, PS, Pr, Edius gibi yük çeken programları, hatta Android Studio ve sair programları da dosyalarla aynı yerde, misal D'de çalıştırabilmek için Program varsayılanını D'deki Program Files olarak belirleyip kurulumları da oraya yaptırıyoruz. Ne olursa olsun, C çabuk şişiyor ve bu programların çok yüklü önbelleklemeleri sebebiyle dosyalardan uzakta kalması da sorun oluyor, nispeten küçük olan C alanını da çabuk tüketiyor. Tabii SSD kullanınca iş değişir, arşiv için ayrı hdd, sistem için ve çalışma için ayrı ssd iyi oluyor. Kısacası, dosyalar ile dosyaları kullananlar ayrı bölümlerdeyse ikisi de SSD olmadıkça sıkıntı demektir.