hayatımın sonuna kadar, - eğer bir gün sıcak savaş v.s. olmazsa - bu ülkede yaşamayı düşünenlerdenim ancak dürüst olmak gerekirse düşüncemin altında çok da milliyetçi duygular olduğunu söyleyemeyeceğim.
Doğduğum, büyüdüğüm, dilini ana dilim olarak konuştuğum, kültürünü iyi tanıdığım ve alışkın olduğum yerde yaşamak daha konforlu geliyor. İlaveten yaşam şartları iyi dahi olsa, ikinci sınıf olarak değerlendirileceğim bir ülkede yaşamayı tercih etmiyorum. Bu konuda hassas olan ve bu hissiyatı yaratmayacak gelişmiş ülkelerin de iklim şartları hayattan beklentilerime hiç uygun değil.
35 yaşındayım. Şu güne kadar defalarca bu ülkeden ayrılmayı düşündüm ancak konfor alanımın dışına çıkmaya cesaret edemedim. Ayrıca, eşim ve çocuklarım dışında yani çekirdek ailem dışında kalan aile bireylerimin de hayatımda aktif olarak var olmaları benim için hatrı sayılır bir önem teşkil ediyor. Kardeşlerimi, annemi v.s. senede 2-3 kez görerek bir ömür geçirmeyi de göze alamadım. Belki bu ülkede sürünüyor olsaydım, hem kendi şartlarımı iyileştirmek hem de çocuklarımın geleceği için diğer unsurları göz ardı edebilir, kar-zarar hesabı yapabilirdim ve gidebilirdim ama babamdan kalanlar sayesinde değil, kendi emeğim biraz da şansım sayesinde bulunduğum durumdaki maddi koşullarım koşarak uzaklaşmamı gerektirecek şartlar değil. Dolayısıyla burada kalıp, ülkemin daha iyiye gitmesini ummaya devam etmek elimden geldiğince de katkıda bulunmaya çalışmak niyetindeyim. Ancak şartlar farklı olsaydı o zaman gitmeyi kesinlikle düşünürdüm.