İşin içinden biri olarak durumu izah edeyim.

Tanbur, ud, bağlama (üç telli, kısa sap, divan sazı) gibi birçok mızraplı-telli enstrüman icrası yapıyorum. Yaşımdan fazla düzenleme yapmışlığım var. Geçmiş yıllarda kaybolmakta olan, araştırmalarım sonucunda bulduğum şarkıları günyüzüne çıkarıp bir şekilde hayata kazandırdım. Daha sayılmayacak kadar iş ve insanla bir arada durdum.

Sonuç; ne çağıran var, ne soran var. Eğlenceye döndü her şey. Müziği eğlenceye yasladılar, piyasalaştırdılar. Kimsenin yüzümüze baktığı yok. Dolayısıyla da ben gibi birçok insan kenara çekildik, savrulduk.

Türkiye'de her şey çok vasat. Vasat altı edebiyatı, vasat altı müziği ile birlikte her şeyi b*k götürüyor. Yapılacak bir şey yok. Kültürsüzler, vandallar ve cahiller tarafından idare edilen bir ülkeye dönünce bunlar da normal.