digiklan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Kafana silah mı dayıyorlar? Hayır.
Neden mecbur edilmişsin?
Emeklilik, iş garantisi, tazminat hakkı, sağlık sigortası istiyorsan bu sistemde çalışırsın.
Yok emeklilikten, iş garantisinden, sağlık sigortasından feragat edersen son derece özgür olursun.

Özgür yaşamanın bir bedeli var.
Canın bugün işe gitmek istemiyor mu? Gitme. Özgürsün.
Ama hem canım istemediğinde işe gitmeyeyim, hem de işten atılmayım diyorsan öyle bir dünya yok.
Mağara adamı bile bedel öderdi. Kendine özgürce bir mağara seçemezdi, seçtiği mağaranın bir ayıya ait olup olmadığını kontrol etmeliydi.
Ayının mağarasını seçmekte özgürdü mağara adamı da eğer ayı ile boğuşarak bedel ödeyecekse.

Yani doğada özgürlük diye bir şey zaten yok. Bir tavuk ben uçacağım dese de uçabiliyor mu?
Ama yeni nesil bir şeyi çok isterlerse yapabileceklerine inanıyor.
İnsan her zaman doğa şartları içinde kendine uyan sürdürülebilir ve kolay bir hayat tarzı seçer.
Bu insanı köleleştiren sistem sayesinde dünya nüfusu 7 milyarı geçti.
Bu insanı köleleştiren sistem sayesinde insan ömrü 100 yılda kendini 2'ye katladı.
Özgürlüğü için ciddi bir bedel ödemeden, ucuza özgürlük peşinde koşanlar var.
Hatta bu insanlar özgürlüğün bedeli var diyenlere Stockholm Sendromuna girmişsin de diyebiliyorlar.

Maalesef yeni jenerasyonlarda sorumluluktan yırtıp, olanaklardan faydalanma gibi egoistçe bir mantık gelişiyor.
Özgür olayım yani sistemin sorumluluklarından kaçayım, istediğim yerde çalışayım, istediğim işi yapayım, istediğim gibi gezeyim, çok maaş alayım, çok tatil yapayım diyorsunuz.
Ama öyle bir dünya yok. Senin aldığın maaş, çalışma süren ürettiğin katma değer kadardır. Ne kadar işe yarıyorsan o kadar para kazanırsın.
Ne kadar sosyal güvenlik primi ödersen o kadar emekli maaşı alır ve sağlık sigortasından yararlanırsın.
Bu jenerasyon gerçekten garip.
Ailesinin ona tüm olanakları tam sunması gerektiğine inanırken, tek sorumluluğu olan okul başarısını yarım yamalak yerine getiriyorlar.
Sonra bu adamlar büyüyüp, çalışmak istemiyor, instagramda gördükleri zengin çocukları gibi çalışmadan özgürce gezmek yaşamak lüks evlerde yaşamaya kendilerinin de hakkı olduğuna inanıyorlar.

Yani bugün kimse köle değil.
Herkes şartları dahilinde kendine kolay gelen hayatı seçiyor.
Hiç bir şirket senin masaya pranga ile bağlamıyor.

Belirli bir standarta siz de kendinizi bağlamışsınız,ama suçlu siz değilsiniz;suçlu sistem..
O kadar normal geliyor ki artık insanlar kendilerini köleleştiren sistemi olağan görmeye başlıyor bir yerden sonra itiraz yetisinide kaybedip olanla yetinmeye başlıyorlar.At gözlüğü ile hayat yaşanmaz,gözlüğü çıkarıp dışarı bakmadığınız sürece sadece gördüğünüz açıdan yaşarsınız hayatı..

Kötünün iyisi misali !