Konunuzu baştan sona okudum ve bir bayan olarak her iki açıdan da durumunuzu naçizane yorumlamak istedim.
Öncelikle şunu belirtmeliyim ki; sizin gibi fedakar bir eş adayı buldu ise değerini bilmesi gerekiyor. Nihayetinde neredeyse tüm evi siz diziyor gibisiniz ve hala ''ailen beni ucuza getiriyor'' kelimesi yanlış olur.
Ben de bayanım ve bayanları çok iyi tanıdığım için bu tarz durumları anlayabiliyorum. Evlilik sürecinde eşiniz sizi ne kadar severse sevsin, ne kadar evlenmek isterse istesin; aileden ve çevreden verilen akıllar ilişkilere bu şekilde zarar veriyor. ''Bir kere evleneceksin yapsınlar'', ''Senin gibisini bulmuşlar bırak yapsınlar her şeyi'', ''Evlenmeden ne yaptırırsan kar, evlendikten sonra yapmazlar'' gibi sayısız kelime ile kızın beynini yıkamaya hevesli kim bilir kaç kişi vardır. Bu durumda bayanların neden çevreyi dinlediğini, neden verilen bu zavallıca fikirlerle erkeği zor duruma sokmaya çabaladığını anlamak mümkün değil.
Tüm mobilyaları sizin almanız doğru değil. Normal şartlarda (bizim buralara göre söylüyorum tabii ki) salon takımı ve yatak odasını erkek tarafı yapar, oturma odası ve mutfağı da baştan aşağı kız tarafı yapar. Yani size ait olan odalardaki mobilya, perde ve halılar size ait, onlara ait olan odaların mobilya,perde ve halıları da onlara ait olur.
Bunca masrafın üzerine eşinizin 14 ayar altın kabul etmesine şaşırdım doğrusu.
Eğer bu konunun detaylarına devam edecek olursak hayli uzun uzadıya bir yorum olacak. O nedenle kısa ve öz son birkaç söz daha söylemek istiyorum.
Siz üzerinize düşenin oldukça fazlasını üstlenmişsiniz. Eş adayınız sizinle mutluluğu ve huzuru düşünmek yerine parayı, malı,mülkü vs. düşünmenin derdine düştüyse bu hep böyle gider. En önemlisi de ''Kadın satılık mal değildir''. Kadınların evlilik sürecinde kendisini para karşılığında satılırmış gibi düşünüp ''Erkek şunu da yapsın'', ''Erkek tarafı bunu da alsın'' gibi dertlere düşmesi bu evliliği tamamen mantık amaçlı yaptığını gösterir.
Sizin de yazınızda okuduğum tek hatanız davetiye olayı olmuş. Kız tarafının de bir çevresi var elbette. Davetiye işini yarı yarıya yapmayı ya da öncelikle kız tarafına ''Sizin ne kadarlık davetiyeye ihtiyacınız var'' diyerek sormayı denemeli idiniz.
Çözülmeyecek sorun yoktur bu süreçlerde. Eşinizi karşınıza alarak ''Eğer bir yuva kuracaksak herkes dışarıda kalsın. Bundan sonra bu hayatı birlikte paylaşacaksak, yanımda dur tüm sorunları aşalım'' demenizi öneririm.