Mantıken maddi ve manevi tazminat alman gerekir ancak büyük ihtimalle alamazsın. AVM çalışanı olsaydın alabilirdin ama müşteri olarak çok zor. Zor deme amacım alma ihtimalinin düşük olması değil çok uzun yıllar uğraşmak zorunda olman.

Öncelikle burada ezbere alırsın veya alamazsın yazanların yorumlarına itibar etmemeni öneririm. Hukuki bir konuda "bence" ile başlayan ve bir dayanağı olmayan yorumların anlamı yoktur.

Türkiye'de iş kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ve sosyal sigortalar alanında düzenlenmiş mevzuat var. Ancak kamusal alanda veya avm gibi toplu alışveriş alanlarında işçi olmayan kişilerin haklarını koruyan bir mevzuat yok. ABD ve AB ülkelerinde bu gibi alanlarda müşterileri veya normal vatandaşı koruyan yasalar var. Bizde sadece Anayasa maddeleri ve "işçiyi korumak gerekiyorsa müşteriyi de korumak gerekir" düşüncesinden yola çıkarak kararlar veriliyor. Bu durum elbette çok saçma. Yolda kafanıza yol tabelası düştü, sorumlu kim ? Belediye yerde açtığı çukuru kapatmadı, sorumlu yok. Avm'de düştün, olayı bir kanuna veya yönetmeliğe uydurup karar veremiyorlar çünkü tanımlanmamış.

İş dünyasında "kusursuz sorumluluk" adında bir kavram vardır. Yani ben ne yapayım herkesi tek tek kontrol edemem buraya günde bin kişi geliyor diye bir savuma olamaz. Bakıldığında tamamen kişinin kendi hatası gibi görünen olayda bile işyeri sahibinin %10-15 kusursuz sorumluluğu olur.

Sizin olayınızda ise alınabilecek ancak alınmamış birçok önlem var. Sizin de ihmal ettiğiniz şeyler var. Eğer bu bir iş kazası olsaydı kusur oranlarına bakınca %60-40 gibi çıkardı. Tek önlem sanıldığı gibi kaygan zemin levhası değildir. Öncelik o kolanın dökülmemesidir. Dökülmesini engelleyemiyorsan yeme-içme yeri ile yürüme alanını ayırmak gibi yöntemlerle döküldüğünde en az kişinin etkilenmesini sağlamalısın. Ayrıca sıvı döküldüğünde kaymayan zemin malzemeleri çok yaygın. Yapı tasarımı en baştan bu şekilde yapılmalıydı. Olay tam incelenirse başka önlemelr de bulunabilir. Temizlik ve levha koymak en son gelecek şey.

Bu konuda benzer olaylarda verilen yargıtay kararları var. Verilen kararların bozulduğu kararlar da var. Yani tazminat alan da var alamayan da var.

Dava açmak istiyorsanız öncelikle tüm delilleri toplamanız gerekir. Hastane masrafları, yaşadığınız mağduriyetin resmi ispatı (çalışamama vb.) Ve en önemlisi olayın avm'de olduğunu ispat etmelisiniz.

Olaya sadece kol kırığı olarak bakıp küçümsemek de mümkün değildir. Kolu kırılan kişi kolunu kullanarak hayatını kazanıyor olabilir. Kolu kırıldıktan sonra işini eskisi gibi yapamayacağı ispatlanırsa sadec tedavi masrafları değil gelecekteki iş gücünden kayıplar da davaya eklenir. İş kazası olsa kesin eklenirdi ancak dediğim gibi bu kazanın dayanacağı resmi bir dayanak yok.