Lise 1'de din kültürü hocası, sınıfta dini mezhebimi ve beni aşağılayıcı şeyler söyledi. Daha sonra okul çıkışı yakalayıp bir güzel dövdüm. O yıl kasti şekilde tüm derslerim 1 ve 0 şeklinde karneme işlendi ve sınıfta bırakıldım. Müdür ve müdür yardımcısı tayinimi almasını söyledi. Almazsam diğer senede kalacağımı, bir kez daha kalırsam eğitim hayatımın biteceğini söyledi. Aynı şekilde o şeref yoksunu hocada bu okuldan ya sen gideceksin yada ben demişti. Kendime söz verdim. O okulda okumaya devam edecek ve dereceyle bitirecektim. Öyle de oldu... Sonraki yıllarda bütün sınav kağıtlarım, meb müfettişleri kontrolünden geçti. Okulu dereceyle bitirdim. O şeref yoksunu dinci hokkabaz ise ben mezun olmadan tayini isteyip şehri terketti.
Hazır bunu anlatmışken, şunuda belirteyim. Bu ülkede inancı yüzünden madur olan sadece başörtülü insanlar ve aileleri yok. Başka kesimde var. Hatta bu uğurda diri diri yakılan, karnı deşilen ve kafaları gövdelerinden ayrılan insanlar var.
Ama biz bu ülkeye hiçbir zaman zarar vermedik, vermeyide düşünmedik. Ne fetöcü olduk, ne de pkklı... Ülkemizi her zaman sevdik, sevmeye de devam edeceğiz.