pcbagimlisi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Nitelik değer bakacak olursak evet Güldür Güldür, kalitesini düşüren ve belli kalıplarla dizi gibi devam eden bir yapı, program haline geldi.

Fakat hayatta kalabilmek ve maddi - manevi yükselişin önemli temel gayelerden biri olduğunu düşünecek olursak, mesele arz - talep durumuna geliyor. Güldür Güldür tüketiliyor mu tüketiliyor. Her ne kadar bu insanlar belki de para için girmemiş olsalarda daha sanatsal hizmet verseler çok efektif bir tiyatrocu olabilmelerine karşın şu anda maddi, manevi bir gelişim içindeler mi içindeler.
Değerli hocam burada eleştirdiğim şey popüler kültür. Elbette birileri tarafından tüketilecek ancak toplumumuzun "kitle" olmaya bu kadar yatkın olmaması gerekiyor. Bir şeyin tüketiliyor olması onun iyi, faydalı, estetik olduğu anlamına gelmiyor ne yazık ki. Bu işin temelinde de hümanizm anlayışı -sokakta insan sevgisi olarak anılan hümanizmden bahsetmiyorum- ile eğitim eksikliği yatıyor. Biz, hepimiz, rafine edilmiş düşüncelere, zevklere sahip insanlar değiliz. Toplumumuzun ancak belirli bir kesimi buna sahip olabilmek için kendisini zorluyor. Adamlar entelektüel kelimesinden entel diye hakaret türetmiş düşünün. Entelektüel olmanın zararı yok, aksine çok faydası var.

Maddiyat maneviyatı geliştirir mi: Büyük bir soru işareti. Okullu oyuncuların bakış açısını dikkate alırsak %90-%95 oranla bu türden prodüksiyonlarda yer almak doğru ve heyecanlı bulunmuyor. Biz bir avuç insanız, birbirimizi tanıyoruz. Bu tür şeyleri konuşuyoruz. Eskiden nispeten durumu orta ve iyi halli öğrenciler okurdu bu okulları. İçleri rahattı. En kötü amca dayı arayıp bir belediye tiyatrosunda yer bulurlardı. Şimdiki öğrenci profili öyle değil. Çoğumuz okul bittikten sonra kasiyer olarak yaşamımızı sürdürmeyi göze alarak geliyoruz bu okullara. Yine çok büyük bir kısmımız dizide falan oynarsam mecburen oynarım kafasında. Yapabilen, bireysel ve mesleki gelişimine ciddi oranda katkı sağlayabilen kendisini yurtdışına atıyor. Burada adı sanı duyulmayan büyüklerimiz var ki, yurtdışındaki performanslarında kapalı gişe oynuyorlar. Şimdi böyle bir ortamda sanatı eleştirmek önce bizim hakkımız. Halka popüler kültürün, estetik değerin ne olduğunu, dramatik -sahnelenmeye değer- olanın neyi içerdiğini anlatmak zorunda kalıyoruz. Her çatışma dramatik olamaz. Her sahnelenen tiyatro olamaz. Her taklit oyunculuk olamaz. Her söz ve müzik şarkı olamaz. Alt alta getirilen her bilmem kaç dize şiir olamaz.