Teşvikiye camisinde görüşmek üzere.
Bende bu kısmı anlamıyorum, adam ateistim diyor cenaze namazı kılınıyor, inanmıyorum diyor yine cenaze namazı, yakın beni diyor yine aynı yerdeyiz.
Adam profesör diye dünyalar dolusu kitap yazdı diye her dediği doğru mu olacak neyi tartışıyoruz.
Bu adam kadar bilgili bir forum üyesi var mı burada (sanmıyorum) ama adam bo.kunu yiyor sürekli islamiyete çatıyor. Şimdi bu adamın dedikleri hep doğru diye dışkımızın tadına da bakalım.
İlk kısımda haklısın ikinci kısımda seni haksız buldum hocam.
Birincisi ateist olduğunu açıkça belirten, ve yaşamını dinsiz geçiren bir adam ölünce adamın fikri cismi kalmıyor.
Arkasından cenazesi yaşadığı kültüre ya da ailesinin tercihine göre yapılıyor.
Çünkü insanların çoğu ne zaman öleceklerini bilmedikleri ve hiç ölmeyecekleri gibi yaşadıkları için eğer ölümcül bir hastalığa falan yakalanmazlarsa bir vasiyet ya da cenaze şekli talep etmiyorlar.
Ama Celal Şengör'ün avukatı aracılığı ile hazırladığına eminim.
Bir de bizim Belediyeler cenaze hizmetlerini sadece islami usüllere göre veriyorlar.
Diğer taraftan Celal Şengör'ün her dediği doğru değildir elbette. Bu konuda haklısın.
Ama Şengör'ün söylediklerini bırakıp sürekli dışkı yemesini gündeme getirmek de adama karşı fikir üretecek düzeyde olmayanların, adamın saygınlığına saldırarak onu alt etmeye çalışmasıdır.
Jeoloji ve kimya ile uğraşan bilim adamları ve meraklı bilim adamları 5 duyu organını da kullanırlar.
Elementlerin, kayaçların, sıvıların kokusu ve tadı da ayırıcı bir özelliktir ve idrar, kan, dışkı, doku, çiğ et gibi şeylerin tadına bakmak hiç de garip bir şey değildir.
Ki yukarıda bir arkadaş anlatmış sahih Buhari hadisidir deve idrarıyla deve sütü içmek. Adam kendi dışkısının sadece tadına bakmış meraktan.
Ancak şunu açıkça söyleyebilirim ki bu düzeyde profesörün fikirlerini tartışacak kapasite bu forumda da memlekette de neredeyse kimse de yok.
Bu forumun %99'9 u muhtemelen Şengör'ün kütüphanesinin bir rafı kadar kitap okumamıştır.
Celal Şengör sadece islamı değil, budizm, hristiyanlık gibi bütün dinleri birinci elden incelemiş, akademisyenler ile doğrudan konuşmuş bir adamdır.
Yani maalesef Şengör'ün dışkısı kadar bilgi birikimimiz yokken Şengör'ü yerden yere vurabiliyoruz.
Ve dünyada pek çok ülkeden pek çok insanla tanıştım ve çok okumanın ve çok eğitim görmenin insanı aptallaştırdığına, çok okumuş insanların delirdiğine ya da aptalca fikirler ürettiğine inanan başka bir millet görmedim.
Okumuş olmanın, eğitimli olmanın, çok şey bilmenin kafayı karıştırdığına ve az şey bilmenin hidayete erdirdiğine inanan tek toplum biz ve bizim gibi müslüman toplumlar maalesef.
Bir de müslümanlar o kadar kibirliler ki. Ateistlerin ne olduğunu anlamak ve saygı göstermek istemiyorlar.
Şengör'e islam düşmanı diyenler var konuda. Bir adam ateist ise islam düşmanı falan değildir. Allah düşmanı hiç değildir.
Var olmadığına inandığınız bir şeye düşmanlık eder misiniz?
Bir adam ateist ise sadece islam değil, tüm dinlerin yalan ve hikaye olduğuna inanıyordur.
Neden sadece islam düşmanı olsun, ateist için tüm dinler uydurmadır,
Kendi dinini de ateizmi de felsefeyi de bilmeyen bazı insanlar ateistlerin kim olduğunu bile bilmiyor.
Onlar zannediyor ki ateistler Allahın varlığını bilen ama gıcıklık olsun diye yok diyen, şeytanla işbirliği yapan adamlardır.
Yani inananlar ateistlerden Allahın ve Dinin var olduğuna dair saygı göstermelerini bekliyorlar.
Oysa ateist demek, tüm peygamberlerin söyledikleri uydurmadır, tüm dinler masaldır, ve Tanrı diye bir şey yoktur demektir.
Şimdi yok olduğunu farzettiğiniz bir şeye neden düşmanlık yaparsınız?
Maalesef inananlar Tanrı'nın alınmadığı kadar alınıp bu adamları islam düşmanı ilan ediyorlar.
Asıl düşmanlık eden inananlardır, tüm dünyada neredeyse tüm dindarlar ateistleri düşman olarak kötülüğün şeytanın yansıması olarak görür.
Yani aslında müslümanlar, gayri müslimleri cehennemlik düşmanlar olarak gören, düşmanı dönüştürmek için örgütlü olarak silahlı ve politik cihat etme hedefi ile hareket eden hiyerarşik bir toplumsal gruptur.
Ateistler örgütlü değildir, hiyerarşik bir yapıları yoktur, fikirlerinden başka silahları yoktur, kimseyi dönüştürme hedefleri yoktur, inananları da düşman olarak değil kandırılmış insanlar olarak gören bireylerdir.
Yani islam düşmanı diye kullanılan ifade çok garip.
Şengör'ün silahı yok, şiddet yanlısı değil, inananları düşman olarak görmüyor, örgütlü bir yapıda değil bireysel.
Bir çok hadis ve ayet konusunda da ilk elden açık bilgileri var ilahiyat okuyan bir adam.
Sorduğu soruların bazılarının üzerini de ilahiyatçılar kapatıyor.
Özellikle abdullah ibn-i mesud un Hz Osman'ın yazdırdığı Kuran'a karşı çıkması konusundaki sözlerine hiç bir ilahiyatçıdan tatminkar bir açıklama gelmedi.