Her ne kadar yargıtayın kararı sizi destekleyebilecek türde olsada veri koruma ve KVKK hakkında uluslararası düzeydeki kanunlara hakim bir bilirkişi/uzman/avukat yardımıyla sadece Türkçe'nin Büyük Argo Sözlüğü'ndeki tanıma dayalı olarak hakkınızda dava açabilir. Zira yargıtayın kararı oldukça tartışmalı. Her ne olursa olsun kişisel verinin ihlali söz konusu, bu noktada yargıtayın kararı önemli değil. Fakat mizah malzemesi yapmamış olsaydınız yani mesela haber amaçlı alınmış olsaydı yargıtay kararı burada geçerli olurdu. Şahsın itibarını zedeleyecek yönde bir paylaşım olduğundna ve daha bir kaç şey var yargıtay kararı iyi bir savunma ile geçersiz kılınabilir.

Siz bana hakaret ettiler diye gidip bir dava açarsanız "suç" kavramının oluşumuna ve gelişimine bakılacak. Ve sizin paylaşımınız ortaya çıkacak. Bu noktada söz konusu kişi "şeref ve saygınlığım zedelendi" ya da "soyut bir kavramda argo niteliğe gelebilecek türde bir söz kullanılarak rencide edildim" derse davacı konumundan davalı konumuna düşme ihtimaliniz var ve hatta bu oran yüksek (madde TCK125 olmalıydı sanırım). Özetle, eğer konu hakkında -gerçekten- profesyonel birine giderse yargının sakız gibi esneyebileceğini görürsünüz. Ve unutmamak gerekir ki ülkede "ceza indirimi" denen bir kavram var. İnsanlar itibarı söz konusu olduğunda kendilerini kaybedip olur olmadık şeyler yazabiliyor. Genede bir avukat Türk yargı sistemine göre bu durumu değerlendirmeli. Ben Türkiye'de bu tip davalara hiç yardımcı olmadığımdan sadece yaklaşık bir tahmin yapıyorum.