- Musluk suyu kullanmamak gerek! Su; çayın tadını doğrudan etkiler. Kar, buz hatta dolu tanelerini eriterek kaliteli çaya ulaşmak mümkün. Bunlara gök suyu deniyor. Eğer dağ sularına ulaşabilecek bir konumdaysanız bu sularla da harika çaylar yapılabiliyor. Nehirlerin kaynak kısımları da atlanmamalı!
- Çayın demleme öncesi asla yıkanmaması gerekiyormuş.
- İyice kaynayan değil (buraya dikkat), üstü hafif hafif kıpırdayan su yani tam kaynama öncesinde tek bir noktadan yavaş yavaş dökülmeli.
- Demlendikten sonra çay 20-25 dakika içinde mutlaka tüketilmelidir. Çaylar nem konusunda son derece hassas olduğu için; hava almayacak koyu renkli bir kap içinde muhafaza edilerek en geç bir ay içinde tazesiyle değiştirilmeli. Bayatlamış çaylarda aktifleşen teinler ağızda acı bir tat bırakabiliyor. Bu yüzden acı ve bayat çaylar kesinlikle tüketilmeli.
- 5 ya da 6 dakika geçtikten sonra üst kapağı kaldırıp çayın dibe çöküp çökmediğine bakabiliriz. Ucuz toz çayları tercih etmemelisiniz.
-Kaynadıktan sonra altını kıs! Fokurdama durduğunda demleme ısısına ulaşırız. Demlerken suyu yüksek mesafeden hava ile temas edecek şekilde çayın üzerine dökün. Çay demleme süresince demliğin ucu tıkanırsa aroma içinde kalır.
Çaykur’un 42 No’lu Tirebolu çayı, organik siyah çay ve kırmızı paketli tiryaki üst sıralarda! Paraya kıyabilirseniz; Ahmad Tea, Mahmood Tea ve İngilizlerin Twinings’i denenebilir ki bu çaylar da öne çıkmış. Az bilinen Akfa Çay da sanal dünyada sevilen çay markalarından.
İyi Çay Demlemenin Damak Çatlatan Sırları adlı yazımdan naklettim. Umarım deneyimlerini paylaşırsın.