Yeni çıkan yönetmelik neler getiriyor kısaca bahsedeyim, yanlış bildiğiniz şeyler var. Eskiden Piyasaya Süren Bildirimi altında piyasaya sürülen karton, kağıt, ambalaj, cam, ahşap gibi ürünler beyan ediliyordu. Uzun yıllardır da bu beyan ile birlikte ödemeler yapılıyordu. Örneğin 2017 yılında sürdüğünüz kağıt karton miktarının %54'ü için ödeme yapmanız gerekiyordu. Kağıt için ton 30 TL idi. Plastik yani PE için ise Ton başına 110 TL ödüyordunuz. 2018 Yılı için bu yükümlülük %56 olacak. 2020 yılında da %60 olması hedefleniyor. Bu ilk kısım. Çünkü asıl can alıcı nokta şu. Eskiden bu para, yetkilendirilmiş özel kuruluşlara gidiyordu. Kuruluşlara verilen bu paranın amacı, %54'lük ya da %60'lık her ne kadarsa; o miktarın yetkili kuruluşça "SİZİN ADINIZA" toplanmasıydı. Bu yetkili kuruluşlar ÇEVKO, PAGÇEV, TÜKÇEV ve A-GED'di. En basitinden ÇEVKO logosunu basabilmek için, ÇEVKO ile bu sözleşmeyi yapmış olmanız gerekiyordu.

Yeni çıkan kanun ile birlikte devlet bu firmaların elinden yetkisini kendi eline almak istiyor. Ambalaj Atıklarının Kontrolü yönetmeliğinin değişmesini beklemek zorunda tabi. Bu yönetmelik değişince, yukarıdaki yetkilendirilmiş kuruluşlar artık alım yapamayacaklar. 25 kuruşluk poşetin %60'ı yani 15 kuruşu devlete kalacak. Tabi olay sadece poşet değil. Bitkisel atık yağ bidonundan, makine yağı bidonuna; lastikten, metale kadar her şey devlet tekeline geçmiş olacak. Zaten ilgili yönetmelikte her atık için ayrı fiyatlandırma yaptı devlet. Bu fiyatlar da güncellenecek. Yani sizin bu 25 kuruşa aldığınız poşetlerin sadece 10 kuruşu patronların kasasına giriyor. O 10 kuruşun da %60'ını yani 6 kuruşunu yetkilendirilmiş kuruluşa veriyorlar. Patrona poşet başına 4 kuruş kalıyor

Olayı uzun uzadıya anlatmak istesem de çevre mevzuatına hakim arkadaşlar nispeten daha rahat anlayacaklardır. İlerleyen zamanlarda bir makale yazıp olayı tüm şeffaflığı ile, bir çevre mühendisi olarak hepinize anlatırım.