Madem konusunu açtınız bende yakın zamanda başımdan geçen bir olayı anlatayım fazla uzun tutmadan Bodrum'da yaşıyorum, bilenler bilir Gümbet sahili en ünlü sahillerden birisidir, bir balıkçı barınağı var dayımın küçük balıkçı teknesine giderim bazen kafa dağıtmak için.

Anneleri ölmüş 2 tane 3 günlük yavru kedi getirdi bir arkadaş, sahilde yeni doğum yapmış bir kedininin kucağına bıraktık, çabuk alıştı ikisini de emzirdi ama malesef ki 4. günü sanırım 1 tanesi az beslenmeden dolayı öldü. Bir ara yoğun bir şekilde gitmeye başladım sahile malum yaz günleri bu yeni gelen yavruyu iyice insanlara alıştırdım ve şimdi 8 aylık oldu sanırım. 29 Ekim günü ne olduğunu bilmediğimiz ama yılan olduğunu tahmin ettiğimiz zehirli bir hayvanın ısırığına maruz kaldı, kalçasından az miktarda kan geliyordu, arka ayakları tamamen felç olmuş ve nefes almakta zorlandığı her halinden belli oluyordu.

Önce ne olduğunu anlamadık ama onu o halde bırakmam da mümkün değildi, belediyeyi aradım barınaklarında sürekli bir veterinerleri olduğu için, telefona bakan görevli 29 Ekim Cumhuriyet bayramı nedeni ile veteriner olmadığını, oraya götürsemde öleceğini söyledi. Bende en yakın veterinerin telefonunu buldum, Burcu KUT isimli bu hanımefendi "getirin hemen müdahale edelim" dedi. tabi Bodrum'da tanesi 50 TL olan lahmacunlardan yiyen elit kesimden olmadığımız için maliyeti sorduk, 500 TL dedi, dedim bu sokak hayvanı vicdanım elvermedi yapın bir iyilik, peki 250 TL olsun dedi, inanın cebimde 20 TL vardı sadece oraya götürdüğümde, dedim nasılsa bir çözüm bulunur, en kötü bir arkadaşımdan borç alırım. Neyse saolsunlar hemen müdahale ettiler, "2 gün burada kalacak" dediler peki dedim.

Sahile dönüp birlikte oturduğumuz arkadaşlara vicdan yaptım "hani çok seviyordunuz, yok çok tatlı, yok buna pire tasması alalım filan, atın şimdi elinizi cebinize, ölmeyecek bu kedi" dedim. Tabi malum balıkçı herkes, zar zor kazanıyorlar, adam başı verin 50 TL dedim suratlar oldu bir karış Neyse sonunda herkesi ikna ettim, 2 gün sonra aradılar gittik ilaçlardan dolayı biraz sersem olsada düzelmişti, o an o duygu inanılmazdı, şimdi balıkçı teknesinde dayım ile birlikte yaşıyor ve günde yarım kilo balık yiyor kerata, o tarafa gidersem bir fotoğrafını çekip mesajıma ekleyeceğim.

Sorunuzun cevabı: Evet kedileri seviyorum, ancak hiç bir canlının öldürülmesini görmek istemiyorum, bu bir lağım faresi bile olsa öldürüldüğünü görünce vicdanen rahatsız oluyorum, saygılar.