1 haftadır aklımı kurcalayan bir durum. Günden güne yeni şeylerle karşılaşıyoruz ve şok olmaya devam ediyoruz. Öyle ki ülkemizde sanat adına çekilen filmlere hepimiz şahit olmuşuzdur. Bu yıl Youtube fenomenlerinin filmleriyle geçen bir yıl oldu. Film sektörü aslında hep bu şekilde ilerledi. Popüler isimler üzerinden tamamen gişeye yönelik filmler her dönemde yapıldı. Geçmiş yıllarda arabesk şarkıcılarının sonrasında mankenlerin ve son olarakta sosyal medya fenomenlerinin dahil olmasıyla işin çığrından çıktığını düşünüyorum.
Aslında temel ilkenin "
Sanat toplum içindir." olması gerektiğini düşünüyorum. Eminim ki bir çok insan da bu şekilde düşünüyordur. Çünkü sanat, bireyleri eğiterek belki hiç ulaşamayacağız muasır medeniyetler seviyesine çıkarması gerekir diye düşünüyorum.
Dünyanın en büyük para akışının olduğu sektörlerden birisi olan film sektörünün zaten berbatlığını biliyoruz.
Cumali Ceber,
Enes Batur vb. filmlerin sanatla yakından uzaktan alakalı olduğunu düşünmüyorum. Arada kaliteli yapıtlar çıksa da bu şekilde icra edilen filmlerin sanata ve topluma çok büyük zararları olduğunu düşünüyorum.
Hele ki sanatın bel kemiği olan kitaplar konusunda oldukça sınıfıta kaldığımızı düşünüyorum. Mesela;
Meşhur
Bülent Yapraklıoğlu'nun çıkardığı
Reis kitabı (
https://www.idefix.com/Kitap/Reis/Eg...=0001779723001). Sanırım kitap basmak,dağıtmak çok ucuz ki bu şekilde insanlar kitap yazıp ve okunuyorlar. Diğer bir örnek
Murat Övüç'ün
Yanık Görümce adlı kitabı (
https://www.kitapyurdu.com/kitap/yan...ce/453657.html). Bu insanlar kitap yazma yeteneklerinin olduğunu düşünmüyorum. Sanırım hali hazırda yazılı bir kitabı sahipleniyorlar ve basımını gerçekleştiriyorlar. Çünkü başka bir ihtimali aklım almıyor. Hele ki şu linkte kimler kimler kitap çıkarmış.
https://onedio.com/haber/sebebi-neyd...unluler-800647
Kısaca ülkemizin sanat anlayışı nereye gidiyor?