tuzzluk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Sorun da bu zaten. Bu ülkede milyonluk arabalara binen lüks evlerde oturan çok fazla insan var. Peki ne kadar ? toplam nüfusun %1'i kadar. Hadi %5 olsun. Kalan %95'lik kesim senin bu "başarı" olarak gördüğün kriterlere ömür boyunca çalışsa bile sahip olamıyor. Kaldı ki son yıllarda usulsüz ihaleler, inşaatlar vb işlerle zengin olan sayısız insan var.

Ancak başlığı açan arkadaşın derdi Mercedes'e binmek de değil. Normal şekilde geçinmek. Avrupanın genelinde normal şekilde maaşlı bir işte çalışarak Türkiye'deki o %95'in sahip olduğu refah seviyesinin çok üstünde bir yaşam sürebilirsin. Normal standartlarda yaşam sürebilmek için normalden daha fazla çalışmak zorunda olmak insanları mutsuz ediyor. Bir çoğu iyi denecek üniversitelerden mezun olmuş, katma değer üreten işlerde çalışan veya çalışabilecek insanlar iş bulamıyor, bulsa da geçinemiyor. Beden gücü kullanarak çalışanlar harcadığı emeğin karşılığında ay sonunu getiremiyor.

Bak bu saydıklarım gelişmiş ülkelerde insanca yaşayacak parayı kazanmak için yeterli. Ülkeyi bu seviyeye getirecek olan da ülkeyi yönetenlerdir. Bir çok ülkede bulundum, yaşadım, inan aralarında en fazla çalışan ve çok çalışmakla övünen sadece biz türkler var. Yani biz zaten çok çalışıyoruz, çok çabalıyoruz ama karşılığını alamıyoruz. Topu topu 70 yıllık ömrünün büyük çoğunu çalışarak geçirip karşılığında karnını ancak doyurabilmek, normal insan gibi yaşayabilmek için daha çok çalışmak zorunda olmak aptalca değil mi ?

Kaldı ki tek sorun para da değil aslında, insanca ve uygarca yaşamak. Hakkını alabilmek, hak ettiğin gibi yaşayabilmek. Bu yüzden insanlar gidiyor. Tek başarı ve zenginlik kriteri mercedes ve lüks daire olanlar elbette bu ülkede mutlu olur. Ama insan gibi yaşamak isteyen, emeğinin karşılığını isteyen, gelecek kaygısı duymadan yaşamak isteyen çözümü Avrupa'da arar. Çevremde çok giden var, bir daha geri döneceklerini düşünmüyorum. Yurtdışında yaşamak özünden vazgeçmek değildir. Özün, senin içindedir.
Birileri Mercedes'e binebiliyorsa demek ki birileri de gayet tabi normal bir şekilde yaşayabilir. Ben bire bir gördüklerimi yaşadıklarımı örnek alarak konuşuyorum. Ve asıl demek istediğim şu ki; başarısızlığınızı bulunduğunuz ortama bağlamayın, isyan etmeyi birakın ve çalışın. Emin olan burada yaşayarak bu şekilde itamlarda bulunmak sizleri hiç bir yere götürmeyecek. Aksine bu şekilde bahaneler üretildiği için her gecen gün daha çok başarısızlık ortaya çıkacaktır.

Etrafımda bir çok işçi var bir fabrika da mühendislik yapıyorum ve gördüklerim şunlar; çalışkan olup gerçekten yaptığı işi benimseyerek 35 yaşlarında yaptığı işlerin ustası olanlar gayet memnunlar durumdan normal bir işçiden fazlasını hatta 3 katını alıyorlar. Ancak gel gelelim diğer bir tarafa her girdiği işten memnuniyetsiz olan, sürekli iş değiştiren ve hiç bir vasıf taşımayan tembel işçiler durumlarından mutsuzlar çünkü onlar bahane bulmaya alışmışlar onlar yedikleri yemeklerden şikayetçiler içtikleri çaydan da giydikleri işçi tulumundan bile şikayetciler. Bu adamlar ömür billah asgari ücret ile çalışmaya mahkumlar.

Özden bahsettiğim tam olarak arkadaşın bahsettiği durumdur.
Misafir adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Yurtdışında yaşayıp , burda refah seviyesine erişmek amacı gayesinde bulunan arkadaşlara bir tavsiye;
-Yurtdışında çalışmak sandığınız gibi kolay değil arkadaşlar.sakın Türkiye ile kıyas yapmaya çalışmayın.(ikili ilişkiler , sıcakkanlılık vs aramayın.)
-Kendinizi kafese kapatmış bir kuş gibi görüceksiniz bir süre sonra,(Gideceğiniz yere bağlı değil bu durum , insanları samimiyetsiz görüceksiniz ve memleketinizi çok arayacaksınız.)
-Çok para kazandığınızı zannedeceksiniz ama bir bakmışsınızki seneler geçmiş ve kazandıklarınız sizi dahada esarete itmiş..
-Psikolojik olarak her türlü konuma hazır olmak zorundasınız.varlığınızı devam ettirmek istiyorsanız.
-Son ve en önemli konu bir gün gelecek çok paranın bile sizi mutlu etmediğini göreceksiniz.