Biraz önce şirkete bir avukat geldi patronla görüşüyordu, ben de adamı biraz 5-10 dakika stalkladım, memleketini okuduğu üniversiteyi aldığı bursu, girdiği yarışmaları arabasını evlendiğini cartını curtunu öğrendim, zaten 1-2 sosyal medya sitesinde hesabı açık profil olunca herşey görünüyor. Sonra patronun da konuşma arasında bi 15 dakika işi çıktı , avukat can sıkıntısından bana sardı. Adamın memleketini biliyorum, sende şrualı tipi var diyorum, vooo nasıl bildin diyor Sanki şu üniversitede görmüşlüğüm var diyorum hooo ben oradan mezunum diyor nasıl ya diyor, birşyler anlatıyor, adamı önce laflıyorum stratejik işleri seviyor görünüyorsun kesin satranç oynuyorsundur hatta muhtemelen de ileri derecededir diyorum, vaoooooow sen medyum musun şampiyonluğum var diyor Daha neler neler.

Ulan hepsini sosyal medyaya koymuşun 3 dakikada adını bilmem yetti bulmam için. Yukarılarda bir arkadaşın dediği gibi adamlar hedefe aldı mı bir stalklıyorlar nefesin kesilir, donunun rengine kadar öğreniyorlar. Bu tarz şeylere kesinlikle ve kesinlikle inanmamak lazım.

Ha diğer yandan herkesin bazen iyi zamanı bazen kötü zamanı oluyor. Darbeden 2-3 ay önce dükkan açtım Kızılay'da. Dükkan açarken o kadar işlerim yaver gitti ki anlatamam. Dükkanı bulmam, uyguna kiralamam, içini neredeyse bedavaya dekor etmem, çok uyguna mal bulmam, işlerin çok iyi başlaması ve bunun dışında ailevi ve bireysel işlerimdeki her türlü konuda hayat toz pembe. Ondan sonra bir pürüz çıkmaya başladı 2-3 ay bir uğursuz gitti en sonunda darbeye kadar vardı aksilikler, darbeden sonra da millet ekmek derdine düşünce bizim iş takı toka işiydi hop battık kapadık dükkanı.

İşler kötü giderken umutsuzluğa kapılma yerine sebeplerini iyice düşünüp tartıp, daha iyi gitmesi için normalden daha çok çalışmak lazım. İşler iyi giderken de bir gün kötüye gideceğini hesaplayarak adım atmak lazım.