Hocam ilginç bir konu başlatmışsınız.
tabi ki konunun uzmanı değilim.
Ama faiz kelimesini telaffuz etmekten bile hoşlanmayan biriyim.
Ve zaten faiz kelimesi yerine başka bir kelime bulmak lazım.
Çünkü faiz bir yerde sömürü düzeninin en büyük aracı.
Küçük biri bu işi yaptığında adına tefeci, fırsatçı,ahlaksız derler bankalar ve devletler yaptığında faiz derler.
Şunu demek istiyorum: faizin ekonomik bir tarafı olduğu gibi ahlaki bir boyutu da var.
Parası olanın parasını satarak sizden para kazanması ve bu şekilde paranın belli başlı kişiler ve grupların elinde toplanması faiz ile mümkün oluyor.
Örneğin Çin devletinin Afrika topraklarına çöreklenmek için faizi nasıl silah olarak kullandığıyla ilgili bir yazı
okuyabilirsiniz.
Bunun dışında faizin getirdiği kolaycı bir yaklaşım da var.
Paranız varsa faize yatırırsanız ve para kazanırsınız.
Peki siz faize para yatırınca size banka neden fazladan para veriyor.
Çok basit: çünkü ihtiyacı olan birine sizin verdiğiniz parayı satıp ondan aldığı paranın bir kısmını size veriyor.
Yani sizin paranız üzerinden başka bir ihtiyaç sahibini sömürüyor.
Bu da işin kişisel hayata yansıması.
Peki dünyada bu işler nasıl oluyor?
Yaşım itibariyle imf'li yılları az çok gören biriyim.
Sürekli faiz ödeyen milletler, devletler oluşturarak onlara her istediğini yaptıran bir sistemin nasıl kurulduğu herkesin malumu.
Faizsiz bir dünya nasıl olurdu sorusu yerine faiz olmasaydı ne tür avantajlar yaşanırdı sorusu daha makul bence.
Bu arada faiz sistemi olmadan bankacılık olmaz diyen arkadaşlara katılmıyorum.
Faizsiz bankacılık mümkün. Ancak bunu yapabilmek için bankaların üretimi finanse eden ekonomik birimler olarak konumlanmaları gerek.
Yani bir banka insanlardan topladığı mevduatı üretime aktarıp buradan yapılan karı bölerek ve paylaştırarak hem hayatını devam ettirir hem ekonomiye destek vermiş olur.