Faiz sorunu üzerinden değil de bir başka açıdan sermaye neden bazı ellerde toplanmış da bu kadar müteşebbis, donanımlı insan sürekli patinaj ile birşeyler elde etmek için uğraşır durur bunu düşünmek lazım. Aslında bankacılık sistemi birbirimizden sakındığımız paramızı genel olarak insanlar güvenilmez, sözünde durmaz ve bencil olduğumuz için akraba, eş dostundan 5000 Tl alamayan veya almaya yüzü olmayan bir işçi banka kapısına gidip 5000 Tl için 6500 Tl ödeyerek dosta, düşmana muhtaç olmadan bir ihtiyacını gördüğünü sanır. Halbuki ülke ekonomisine kambur, kendi ekonomisine darbe anlamı taşıyan faiz olmasa dünya çok daha iyi bir yer olurdu. İnsanlar güvenilir ve borçlarına sadık ve vaad ettikleri işleri yaparlarsa faiz ile modern tefeci olan bankadan kredi almak yerine iş fikrinizi melek yatırımcıya, işleyen müşterisi olan müessesenizi halka veya yeni ortaklıklara açarak büyümek, yatırım yapmak mümkün olurdu. Eşinden, dostundan borç istemeyi ar etmek yerine borç yiğidin kamçısı diyen namuslu insanlar sadık oldukları borçlarını ödemek için canla başla çalışırlardı. Ancak tam tersi bir zihni ve ahlaki yapılanma ile tefeci bankaya bile borç takan saprofit güruh türedi. Sorun faiz iyi, kötüden önce toplumlar kölelik düzeni olan faiz sistemine layık mı? değil mi? olarak sorulmalıdır.
Son söz: Faiz elhak kötüdür ancak kötü ahlaklı insanların yaşadığı toplumlarda maalesef halen kaçınılmazdır. Toplumlar öncelikle ahlak üzerine yatırım yapılmalıdır ki faiz sistemi bertaraf olsun. Borcuna ve sözüne sadık olmayanların yaşadığı toplumda faiz sistemi dışında bir borçlanma hukuku kurgulanamamaktadır. İnancımız çerçevesinde faiz haramdır aksini iddia etmemeyi herkese öneririm. Faiz için panzehir olması gereken halka arz yönteminin sermaye piyasasında ki aç gözlü patronlar tarafından son 30 yıl içinde yapılan ve küçük yatırımcılar aleyhine sonuçlanan binlerce halka arz ile nasıl güvenilmez, emme basma tulumba misali yüz milyarlarca Tl mütevazi insanların parasının buhar edildiğini ayrı bir konu olarak
burada tartışabilirim.