faizle ticaret arasında bir fark vardır. bu fark emektir. asıl değerli olan emektir. emeksiz kazanç faiz veya k*mardan gelir. peygamberlerin hepsi tüccardı derken sanki peygamberlerin hepsi faizi önermiş veya faizden para kazanmış gibi bir hava estiriyorsunuz. ticaret emek vermektir. peygamber efendimizin zamanında herkes tüccardı o da o yüzden tüccarlığı öğrendi ve o işi yaptı. ayrıca İsa peygamber marangoz, Musa peygamber de çobandı. hepsi ticaretle uğraşmıyordu yani. ticaretle uğraşmak ayıp birşeymiş gibi gösterip faizle aynı kategoriye koyamazsınız. faiz tüm ekonomik sistemi bozan ve enflasyona sebep olan bir sistemdir. ayrıca zenginin daha zengin, fakirinse daha fakir olmasına sebep olur çünkü faiz emek göstermeden kazanılan paradır. zengin fakire para verip borçlandırır ve faiz kadar fazladan emeği borçludan alır. böylece daha çok zengin olur. borç alan kişi de başkası için karşılık almadan çalışmış olur aynı köle gibi. kölelik tüm dünyada her zaman vardı hala da var. kölelik nedir? birisi için hiçbir karşılık almadan çalışmak. faizin yaptığı şey de budur. insanları borçlandırıp fazladan çalışmalarını sağlamak. köleliğin adı veya şekli değişir. köle dendiğinde esir alınan, sürekli karın tokluğuna çalıştırılan, dövülen zorlanan horlanan insanlar akla gelir ama artık devir değişti, köleliğin yöntemi de değişti. bazı ülkelerde böyle horlama, zorlama, dövülme olmuyor ama onun yerine psikolojik baskı, hapse atılma korkusu konulmuş. artık insanlar mecbur kaldığı için kredi çekiyor, hapse atılmamak için bankaya köle gibi karşılıksız çalışarak faizi ödüyor. bu da modern kölelik işte.
örneğin bankadan 2 yıllığına kredi çektiniz. 1 yıl sonra işten ayrıldınız ve iş bulamadınız. hergün sizi bankadan ararlar. psikolojinizi bozarlar. bir süre sonra iş icralık olur ve yüzsüz avukatlar ne zaman ödeyeceksin falan diye hergün sorarlar. sonra bu yüzsüz avukatlar akrabalarınızı ararlar, annenizi babanızı ararlar. onlara borcu siz ödemek zorunda kalırsınzı derler. akrabalar da korkudan senin tepene biner borcunu öde diye. her taraftan baskı var yani. evet dövmüyorlar ama psikolojinizi altüst ediyorlar. sonra gelsin intiharlar adam öldürmeler problemler sıkıntılar. tüm bunlar faizli sistemin sonuçları. faiz asla doğru olamaz. hem toplum açısından hem birey açısından. bakın almanyaya kredi kartı kullanım oranı en düşük olan ülkedir. çünkü insanlar çalışıyor ve faize bulaşmıyorlar. bankadan kredi çekmiyorlar, yıllarca çalışıp ne alacaklarsa çalıştıkları parayla alıyorlar. halk bu şekilde hareket edince ülke olarak kalkınıyorlar, işsizlerine ömür boyu maaş verecek kadar çok parası olan bir ülke haline geliyorlar. demekki neymiş faizsiz sistem ekonomiyi büyütüyor, ülkeyi güçlendiriyor, her açıdan gelişim gösteren bir ülke haline geliyor. faizsiz sistem olur mu sorusuna da cevap vermiş oldum. ortada canlı canlı almanya örneği var.
faizin ne kadarı uygundur? bazı alimlere göre enflasyon miktarı kadar faiz reel faiz sayılmaz. bunun matematiksel çözümleri vardır ama konuyla ilgili formülleri ve çözümlemeleri bilmediğim için neden enflasyon miktarı faiz sayılmaz onu bilmiyorum. alimler düşünmüş, çözümlemiş, matematiksel olarak enflasyon miktarının faiz olmadığını söylemiş. isteyen araştırabilir ve çözümleri inceleyebilir, isteyen öylece kabul edebilir. araştırıp kabul eden daha kesin bilgiye sahip olur tabiki ama herkes bu kadar derin matematiği bilmek ve anlamak zorunda olmadığı için öylece kabul etmek de uygundur.
olayı dinsel boyuta taşımayın demişsiniz ama en başta kendiniz dinsizliğe doğru taşımışsınız. peygamberler tüccardı, hayatımın %80ini dindar birisi olarak geçirdim ama artık düşüncelerim değişti filan diyerek konuyu dinsizliğe doğru yönlendirmişsiniz zaten. şimdi birileri çıkıp din tarafına doğru konuyu çekse tüm Allah düşmanları o adamı topa tutar, polemik yaratıp adamı şikayet eder. dinsiz bir moderatöre denk gelirse adam banlanır. bu işler hep böyle olmuştur. faizin zararlı birşey olduğunu bilmeyen var mı? galiba bunu bilmeyen sadece sizsiniz.
Hocam yazdığımı bir kez daha okumanızı öneririm. İslam peygamberi dedim. Ayıplamadım. Kapitalist olduklarını düşndüğüm için bunu vurguladım. Çünkü birileri çıkıp fazla mal biriktirmek islamda yok diyebilirdi.
Güzel anlatımınız ve güzel sorularınız için teşekkür ederim.
Konunun uzmanı değilim ancak acizane bildiklerimi paylaşmak isterim. İslamiyet zenginliğe karşı değildir. Çok çalışan, zekasını veya kabiliyetlerini daha iyi kullanan kişilerin elbette karşılığında kazanç elde etmesi gerekir. İslamiyet faize karşıdır. Çünkü faiz garantili bir kar elde etme yöntemidir. Faiz ödeyen kişinin kar yapıp yapmadığını göz önünde bulundurulmaz. Faiz oranı başta hesaplanır ve her türlü durumda tahsil edilir. Kazanılan paranın helal veya haram olarak kabul edilmesindeki ana kıstaslardan birisi risktir. Döviz, altın, hisse senedi gibi yatırım araçlarının helal olmasının sebebi ortada makul bir riskin olmasıdır. İslamiyet sadece sıfır riski yasaklamaz aynı zamanda aşırı yüksek riskli yatırımlar da helallik açısından sıkıntılıdır (forex vb.). Çünkü yatırdığınız paranın tamamını kaybetme riski olağandır ve bir nevi kumar gibi kabul edilebilir.
Dünya üzerinde belirli ailelerin elinde paranın birikmesi için çoğunluğun elindeki paranın azalması gerekir. Bunun en sistematik ve alışılmış yöntemi faizdir. Şu an Türkiye'deki faiz oranları %25 civarıdır. Google gibi dev firmaların bile her yıl elde edemeyeceği yüzde ile gelir elde etmek Türkiye'de mümkündür (tabiki parası olan için). Peki bu devasa kar kimlerin cebinden çıkıyor? Bir sebeple öz kaynakları yeterli olmayan firma ve şahıslar bu yükü sırtlanıyorlar (ve ekseriyetle altında eziliyorlar).
Buradaki esas sıkıntı garanti faiz ile paralarına para katan para babalarının sıra riski bölüşmeye geldiğinde en ufak bir sorumluluk almamalarıdır. Sistem tamamen zenginin, sıfır risk ile daha zengin hale gelebilmesi için özenle kurulmuş ve yıllar boyunca (zenginler için) mükemmel hale getirilmiştir. Çünkü paraya hükmedenler paraya muhtaç olanlardan her zaman daha örgütlü olmuşlardır. İmkanlarını geliştirmek için gerekli araçlara ya sahiplerdi ya da satın alarak sahip olabiliyorlardı. İşte bu yüzden siyaset, adalet, ekonomi ve geriye kalan tüm düzenleyici sistemler zengini korur.
Kanunlar örümcek ağı gibidirler; yakalamada mahir oldukları doğrudur, ancak fakiri ve zayıfı... Fakat güçlü ve zenginler tarafından parçalara ayrılırlar.
(Written laws are like spiders webs; they will catch, it is true, the weak and poor, but would be torn in pieces by the rich and powerful.)
İslamiyetin faizi yasaklamasının sebebi (bence) budur. Faiz yolu ile zenginlik, risksiz ve haksız şekilde belirli ellerde toplanır ve sistemin genetiği ile oynamaya yetecek sermaye elde edilir. (Alan ve verenin rızası olsa dahi) Hak gözetmeksizin kazanılan paralarla zengin olan bir zümrenin, elde ettiği finansal varlığı (göz boyamak için yapılan halkla ilişkiler çalışmaları dışında) insanlığın yararına kullanmasını beklemek saflık olur. Zaten şayet öyle olsaydı şu an dünya daha yaşanılabilir bir yer haline gelmişti.
Ev, arsa, dükkan almak da garantili para kazanma yolu değil mi hocam? Parası olan için garantili para kazanmanın yolu sadece faiz değildir bana göre. Hele iktidara yakınsanız kaybetmeniz imkansız.
Aynen bende onu anlatıyorum ben istemediğim sürece banka bana faiz veremez aksini iddia eden arkadaşlara bende küçük bir örnek vereyim.
200 TL fabrikadan çıktıktan sonra bir işçiye maaş olarak ödendi o maaşla işci bir genel eve gidip bir hayat kadını ile birlikte oldu bu hayat kadını o parayı kendisini satan adama verdi bu adam bu para ile uyşturucu ve silah aldı silah satan ve uyuşturucu satan kişi bu parayı bankaya yatırıp faiz aldılar.
Şimdi bir çop teneksi bulup tüm paralarınızı yakın çünkü para bu mantığa göre haram olacaktır.
Ben bankadan faiz almadıktan sonra banka bana faizli para vermez benim paramı işletemezde burada yanılıyor insanlar banka kendi mevduatını işlete bilmesi için bu paranın garanti altında olması gerekir bunu garanti altına almak içinde mevduat yani vadeli hesap vardır. bankalar tüm vadeli hesapları kapatsınlar madem benim gibi çalışanlardan para kazanabiliyorlar yapsınlarda görelim.
Hocam çok ilginç bir düşünce. Bankalar elindeki parayı istedikleri gibi değerlendirirler. İstediğiniz bankacıya sorun bunu. Size faiz vermiyor ama sizin paranız üzerinden kar sağlıyor.
faiz olmasaydı (buradaki olmasaydı'dan kasıt kimsenin faiz alıp vermediği bir toplum)
ihtiyacından fazla para kazananlar önce bunlarla birikim yapmak isterlerdi. zor günler için güvence olarak. ki bu günümüzde de var.
sonrasında doğal olarak biriken bu paranın bir kısmı ile para kazanmak isteyeceklerdir.
bunun içinde güvenilir buldukları kişilerle iş yapma ortak olma, ticaret yapma gibi yollara gideceklerdir.
eskiden bankadan kredi çekme olayı çok yaygın değilken güvenilen demir-çimento satıcıları yada tüccarlar ile buna benzer ortaklıklar yapılırmış.
adam gider satıcıya elindeki parayı verir o da gider o parayla mal alır. sonra bunun üzerine karını koyup satar. ve kendisine para veren kişiye kar payı ile birlikte geri verirmiş.
tabi bunun için hem ticaretine güvenilir (zarar ettirmeyecek) hem de ahlaken güvenilir (dolandırmayacak) kişiler bulunması gerekirmiş...
Eğer faiz olmasaydı. yani kimse faizi kullanmasaydı bu tarz risk sermayesi yada girişim sermayesi diyebileceğimiz yapıdaki şirketler ortaklıklar bir hayli fazla olurdu. elinde parası olan ile parayı alacak olan arasında güven oluşturacak 3. kişiler sektörü doğardı.
mesela gelişmiş borsalar faize çok güzel alternatiftir.
Geçen twitterda biri paylaşmıştı. ABD borsasındaki 50 den fazla firma son 25-30 yıldır her yıl 3-4 kere kar payı dağıtımı yapıyor. üstelik bu kar payının yatırdığınız tutara oranı oradaki faiz oranı ortalamasından daha yüksek!
bizim borsada bu yok. çünkü *********** dolu ve devlet de malesef bunlara bişey yapmıyor-yapamıyor.
Ufuk açıcı bir yorum olmuş hocam. Ama bu işin sonu nereye varacak? Şirket açtıkça para kazanacaklar. Kazandıkça şirket açacaklar. Sonuçta parayı başka şekilde değerlendiremiyorlar. Sonuçta dünya ikiye bölünecek. Yarısı efendi yarısı köle mi olacak?