Şahsen ADANA'da yaşadığımdan dolayı bu tür olayları çok iyi bilirim. Genelde esmer ve 19 ile 35 yaşları arasında kadın/erkek kişiler ellerinde deste ile dua kağıtları verip dileniyor. Evlere yılda 1 defa uğrayıp küçük dua barındıran kağıtları veriyorlar belki para veren çıkar diye ama genelde otobüs duraklarında ya da hastane önlerinde duruyorlar.

Küçükken bunlara inanıp 10TL vermiştim ama daha sonra ne olduklarını anladığım günden beri bunlara para kaptırmıyorum.


Eğer bir dilencinin gerçekten ihtiyacı olup dilenen birisi olup olmadığını öğrenmek isterseniz ihtiyacını sorun. Yemek isterse gel ısmarlıyorum deyin ya da otobüs param bitti derse bende otobüs kartı(akbil) var deyip yemleyin. Genelde heyecan yapıp kırılıyorlar.

Bu arada ülkemizde dilenci diye bir şey yok, ihtiyacı olana devlet destek yapıyor ve eli ayağı tutmayana da sakat maaşı veriyor.

Aile olarak geçinemeyenler ise genelde semt pazarlarında pazar sahiplerinin attığı meyve ve sebzeleri toplayan kişilerdir.

Ben de "Şu dilenciler aylık 10 bin, 30 bin kazanıyor — Şu dilencinin senden benden çok parası var " gibi söylemlere inanmıyordum ama artık her şey ortada.


Unutmayın! dilenci diye bir şey yoktur ve dilenen kişinin senden benden çok parası vardır.