Geçen sene ikinci el bir araba aldık, 2011 model. Araç sahibi arabayı 37 bin liraya sıfır almış 2011'de. Bize sattığı fiyat 53 bin lira. Sebep? Arabaya verdiği paranın değerini korumak.
Aslında o arabaya 37 bin TL değil, zamanında karşılığı olan 22 bin dolar verilmiş. Geçen sene de 22 bin dolar güncel TL fiyatı üzerinden yeniden fiyatlanmış ve arabanın ikinci el değeri ortaya çıkmış. Olay bu kadar basit.
Kuzenim 92 bin liraya aldığı 1.6 dizel Golf'ü bir buçuk ay önce 140 bin liraya sattı. Çünkü sıfır fiyatı 190 bin lira. Şöyle bir bakarsanız ucuza gitmiş değil mi?
Verimerkezlerinin durumu da aynı. Dolar ile aldıkları sunucuyu güncel kur fiyatı üzerinden yeniden fiyatlamak zorundalar. Daha doğrusu, sunucuya verdikleri paranın değerini korumaya çalışıyorlar. Nihayetinde o sunucunun yenisini alabilmek için parasının değerini korumak zorunda.
Bakkalın, fırının veya herhangi bir esnafın zam yapmasına sinirlenmeden önce, o esnafın giderlerinin zamlandığını unutmayın. Geçen hafta bizim sokak marketine İl Ticaret Müdürlüğü ceza kesmiş, haksız yere fiyat arttırdığı için. Haberlerde de çıkmıştı hatırlarsanız. Niye arttırmasın ki kâr payını? Adam geçen ay 800 lira elektrik faturası öderken bu ay 1350 lira ödeyecekmiş? Aradaki farkı devlet ödemiyor sonuçta, bir şeylerin fiyatını arttırmalı ki giderini karşılayabilsin.