crooper adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
evet sizin kadar işin içinde değilim, aslında insansı robot ve bunların yapay zekası üzerine düşünerek yazmıştım. İnsan beyninin nokia 3310 gibi kalacağı bir beyin evet, öğrenme anlamında olabilir ki oldukca yakın. Fakat yapay zeka deyince organik hucrelerden arınmış bir zeka aklıma geliyor. Organik beyin olursa canlı olursa duygular olabilir diye düşünüyorum. Kısaca, insanın işini yapacak robotlar makineler olacak var, evet fakat insanın yerini dogrudan alacak bir yapay zeka olmayacagına inanıyorum, insanı insan gibi anlayacak bir yapay zeka. Konuda bilgim yüksekte aldıgım bir kaç AI dersi ve kişisel merak okumaları.
Bekleyip göreceğiz daha neler olacak.
Hocam bizi biz yapan şeyin duygularımız olduğu gibi yanlış bir kanıya varmışsın.
Kedilerde üzülüyor, seviyor, şefkat gösteriyor, köpeklerde özlüyor, bebekleri için endişeleniyor, yavruları öldüğünde üzülüyor...
Yani duygu konusunda diğer memelilerden çok daha ileri seviyede değiliz.
Bizi diğer türlerden ayıran konu üst bilişsel becerilerimiz ve sonucunda geliştirdiğimiz hafızamız.
İnsan beyni toplum tarafından programlanmış bir bilgisayardır.
İnsanların zor doğal şartlarında hayatta kalmasını sağlayan ise iş birliği kurabilen bir tür olarak networkler kurabilmesidir.
Bu networklerde üretilen bilgi networkün içindeki diğer bireylere de bir şekilde aktarılır ve kar topu gibi büyür.

Şimdi doğada ortaya çıkan bu tasarımı bilgisayarlar üzerinden uyguluyoruz.
Ayrıca geleceğin bilgisayarlarının elektronik olacağına ilişkin yanlış bir beklentin var.
Geleceğin bilgisayarları önce organik sonra da moleküler bazda tasarlanacak.
Benim ve senin beyinlerimizi üst üste koyup 100+100 toplamda 200 iq gibi büyük bir zeka elde edemiyoruz.
Ama geleceğin bilgisayalarında işlemci güçlerini bir birine bağlayı geometrik olarak artacak işlem kapasitesi elde edebiliriz.

Şu anda organik temelli bilgisayar çalışmaları zaten yapılıyor.
https://mediatrend.mediamarkt.com.tr...rganik-olacak/

İnsan da beyindeki nöronların bir birleri ile kurdukları network ile düşünüyor.
İnsanoğlu bu seviyeye 100-150 yılda geldi. 150 sene önce yaşayan insanlar ile 1500 sene önce yaşayan insanlar arasında çok büyük farklar yoktu.
Yani bir gün organik modemler yapılacak, insanların nöronları bir birlerine elektrik sinyalleri gönderebilecekler.
Bu sayede konuşmaya ve dillere gerek kalmayacak.
Doğrudan telapati ile doğrudan iletişim kurulabilecek.

Bunlar bugün için bilimkurgu görünebilir.
Ama 40 sene önce çevirmeli telefonlar varken, bir şehri aramak için santrali arayıp sıraya girdiğin bir dönem vardı.
Ki benim çocukluğum bu dönemde geçti, apartmanda sadece bizim dairede telefon vardı çünkü babam ptt'de çalışıyordu. Ve bir yeri aramak istediğinde santrale yazdırıp sıraya girip 10-15 dakika bağlanmasını bekliyordun.
O zamanlar Uzay Yolu dizisinde saatleri üzerinden gemileri ile konuşan adamlar vardı. Dijital saatin bile olmadığı bir dönemde millete imkansız ve bilim kurgu görünüyordu bu saatler.
Bugün akıllı saat teknolojisi ile bunu aynen yapabiliyorsun. Saatime dolar ne kadar diyorum bana gösteriyor. İtalya'da gezerken saatime annemi ara diyorum Türkiye'deki annemle konuşuyorum.
Ben çocukken bilim kurgu olan şeyler bugün gerçek oluyor, televizyonunla konuşabiliyorsun, arabana sesli komut verebiliyorsun. Biz Kara Şimşek izlerdik arabası ile konuşan adama bakardık.

Yani önümüzdeki 50 sene içinde genetik alandaki gelişme ile insan dna'sına müdahale edilip zeka genlerinin arttırılması mümkün olabilir.
Daha zeki insanlar daha hızlı teknolojik ilerleme daha akıllı bilgisayarlar demektir.

Bir gün bilgisayarlar bizden daha akıllı, daha dayanıklı, daha uzun ömürlü ve daha zeki olur.
Biz de doğal seleksiyon içinde nesli tükenen türler arasına girebiliriz.