CeRo adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir ekonomist olarak;

Ekonomide özellikle fırsatçı firmalar, ekonomiyi daha kötü etkileyerek ürettikleri ürünü daha yüksek ücretlere satıp kar marjını daha çok yukarıya çekmek istiyor, bu nedenle ürettikleri ürünü stoklayıp satışa sunmuyor.

Bizzat şahit olduğum bir firma ve olayı kısaca özetlemek isterim;

Aracıma LPG yakıt sistemini taktırmak için bir kaç firmadan fiyat almak istedim Atiker firmasından fiyat almak istediğimde ise hiç kimse net fiyat vermedi bunun sebebi ise genel merkezin kendilerine net fiyat vermemesinden kaynaklı, genel merkez güncel fiyat istenildiğinde bayilere aynen bu cevabı veriyor "Şuan net bir fiyat verememekteyiz. Siz ürünün satışını gerçekleştirin, xx.xx.xxxx tarihinde biz sizlere gerekli faturalandırmayı yaparız." Esnafta hali ile takmadı "Abi ben takamam dedi xx.xx.xxxx tarihinde gel şimdi sana bir fiyat söylerim ya sen benim ya ben senin hakkına girerim olmaz" dedi.

Peki böyle yapınca sonuç ne oldu?

1.100 TL olan atiker lpg sistemi şuan 2.200 TL civarlarında..

Üzücü olan fazla para vermek değil bu tarz fırsatçılığı yapan firmaların Türk veya Türk hissedarların olması..

Bu tarz fırsatçı firmalar için şikayet hattı oluşturuldu. Lütfen fırsatçı firmaları ALO 175 hattına şikayet ediniz. Hem halkımız hemde devletimizin bekası için..

Tabi bunun gibi bir çok neden var hepsini saysak biraz uzun olur.


İster vatandaş, ister firma isterse de yabancı fon/yatırımcılar olsun öngörülemeyen bir ekonomide ticaret yapamaz/fiyat belirleyemez. Bir ekonominin düzgün işlemesi için öngörülebilir olması gerekir. Ülkede öncelikle özerk/bağımsız karar alması gereken (yasaya göre fiyat istikrarı birincil amacıdır) merkez bankası ülkenin finans piyasalarında faiz arttırması gereken zamanda (özellikle inşaat lobisi) zarar görmesin diye faiz arttıramıyorsa o ülkede esnafı, vatandaşı suçlayamayız.

Şöyle ele alırsak yarın fiyatı yükselecek ürünü bilseniz mesela sigara fiyatı bir vatandaş olarak gider iki üç paket veya fazlası sigara alırsınız. Çünkü yarın alım gücünüz düşecektir!

Bir firma gözünden bakalım yarın sigaraya zam geleceğini bilseniz sigarayı bugünkü fiyattan satarsanız. Yarın dün sahip olduğunuz sigara kadar sigarayı toptancıdan alamazsanız. Piyasada alım gücünüz düşer!

İktisat ve işletme derslerinde yatırım kararları faiz oranına göre belirlenir. Herşeyin başı para ve paranın değeri faizle ölçülür. Bugünkü değer hesaplamaları ve getiriler faizle hesaplanır. Faizi bilmezseniz hesaplama yapamazsınız. Sorun şu ki ülkemizin şu anda 8-10 farklı faizi var. Sebebi merkez bankasının pasif, siyasi güdümlü hareket etmesidir. Birçok ppk zamanı atması gereken adımı atmamasıdır.

Politika faizi: 17.75
Geç likitide pencere faizi: 19.25
Gösterge tahvil: 24-28 arası (2 yıllık tahvil)
Mevduat faizi: 19-23 arası
Kredi faizi: 30-45 arası


100.000 TL'niz var ve yatırım yapacaksınız. Yatırımınız size yüzde 22 kesin getiri sağlayacak.
Yukarıdaki faizlerden hangisine göre hesap yaparsınız? Neden?
Yatırım yapmak yerine faize mi yatırırsınız? Hangi faizi baz alırsınız? Neden?

Diğer bir durum ise fiyatlardaki değişim. Üretici fiyatları yüzde 32 artmış , tüketici fiyatları yüzde 17.8. Zaten üretici 3-6 ay boyunca fiyatı artan mala, maliyet artışı kadar zam yapmadan piyasaya sürer. Sebebi menü maliyetleridir (Etiket maliyeti de denir) Kimse stoktaki malını satmadan para kazanamaz. Kimse de yarın zarar edeceğini bildiği halde bugün malını satmaz. (Piyasada 3-5 uyanık stokçu ekonomiye zarar veremez) Ekonomiye ekonomiden sorumlu insanların verdiği zarar kadar.

Mesele herkesin meselesidir. Önce hastalığı ve hastalığa sebep olan şeyi doğru tespit etmeliyiz. Yoksa hiçbir ilaç işe yaramaz.