kendimizden yola çıkalım. şahsen ben artık zaruri ihtiyaçlar dışında para harcamamaya özen gösteriyorum, alışverişte fiyatları gördükçe elimizi geri çekiyoruz. rsnafa bu fiyat ne böyle diyorsun adam eski mallar daha yenileri gelmedi gelince bu fiyatlarda olmayacak diyor. bugün bi esnaf anlatıyor toptancı mal yok deyip vermiyor diyo..
ee ben sen para harcamsyı kesiyoruz, azaltıyoruz. esnaf para kazanamayacak, eleman parasını ödeyemeyecek 3-5 ay cepten gifecek sonra kapatacak dükkanı mecburen..
ben yılbaşın ve sonrasında büyük ekonomik sorunlarırın artık devlet tarafından da dillendirileceğini düşünüyorum.
inşaat firmaları ev satamıyor, kredilrr yüksek. Türkiyede para beton üstünden dönüyordu artık oda dönmrmeye başladı..
yani dutum vahim gibi ama umudı kesmemek laxım Allah büyük..
Fiyatlar yükseldi diye harcamama eğilimine giriyorsun. Neden? Fiyatların düşeceğini mi öngörüyorsun? Fiyatlar daha da yükselecekse şimdiden almak daha mantıklı olmaz mı? Hatta tüketimini öne çekmen lazım böyle düşünüyorsan. (Yazar burada, enflasyonun ve artan enflasyon beklentisinin tüketimi, tüketimin fiyatları artıracak sonsuz bir döngüyü tetikleyebileceğine dikkat çeker!)
Ha ben tüketim yerine faize yatırıyorum, paramın değerini koruyorum dersen o zaman başka. O zaman da cari faiz oranı bir yıl sonra alım gücünü korumuş olacak mı diye sormak lazım. Enflasyon bu seviyede kalacaksa korur. Daha da artarsa? Muamma...
Faiz, fiyatlar, ekonomi bu kadar önemli ve karmaşık işte. İdeolojik takıntılarla hareket edince bütün dengeler bozulabiliyor.
Öncesinde bir tartışma dönmüş ama ekonomiyi hele hele bizim gibi ülkelerde siyasetten ayrı düşünmek maalesef mümkün olamaz. Siyasete falan girme niyetim yok ancak a,b,c partisi fark etmez bizim gibi ülkelerde ( üretimin kıt olduğu ) ekonomik gidişatı belirleyen siyasi iradenin tercihleridir ve kimi rant ve üretimsizlik ekonomisini seçip katlanarak borçlanır kimi doğal kaynaklarını peşkeş çektirerek zayıflar kimi de bilime dayalı üretim ekonomisiyle kendi kendine yetecek kıvama gelmeye çalışır. ( Son yazdığım tür ekonomi sanırım sadece Kore'de gerçekleşmiş ancak ayrıntılara girilirse beni hayli hayli aşacak kadar bilgi var )
Öncelikle ekonomist falan değilim, öğretmenim. Ama belki ilgiden belki mecburiyetten ekonomiyle çok fazla meşgulüm ve şunu söyleyebilirim ki objektif ekonomistlerin de bas bas bağırdığı gibi daha hiçbir şey görmedik. Eğer kimsenin öngörmediği bir mucize olmazsa ( milyar varil petrol, milyar m3 doğalgaz rezervi vs. ) bu durum katlanarak artacak gibi duruyor ve ben çok küçük bir çocuğum olduğundan bu durumdan çok korkuyorum.
Dillendirilenin aksine araç, ev, teknolojik alet vb. alamamamız bizi süründürmez. Yaşı 30 üzeri olanlar bilir, zaten eskiden de teknoloji alışverişi çok pahalıydı ve buna yine bir şekilde alışacağız. Konu dışı olarak kasetli bir atari almak için tam bir yaz çalışmıştım. Bizi asıl ilgilendiren gıda ihtiyacımız ve tarım üretiminin olduğu bir bölgede yaşıyorum, durum pek iç açıcı değil. İnanın tarım girdilerinin tamamı dış kaynaklı ve eğer biz dışarıdan gerekli girdileri alamazsak mecburi gıda ürünlerinde dahi sıkıntı yaşarız.
Çok uzun yazmak istiyorum ama yazarsam daha çok hiddetleniyorum ve sadece koyu yazdığım cümle sizi endişelendirsin, gerisinin hiçbir önemi yok.
Kore'den kastın Kuzey Kore olmalı. 4 gün önce Dünya'da Osman Ata Ataç Hoca başarısız bir ideoloji olarak yazmıştı, oradan biliyorum:
https://m.dunya.com/kose-yazisi/juche/426694
Tüm girişimciler Dünya'da Osman Ata Ataç'ı takip etmeli bence. Girişimci ruhlu bir insan olarak devamlı takip ederim. Kriz nasıl yönetilir, onu öğrenmek için de iyi kaynaklardandır.