Öncesinde bir tartışma dönmüş ama ekonomiyi hele hele bizim gibi ülkelerde siyasetten ayrı düşünmek maalesef mümkün olamaz. Siyasete falan girme niyetim yok ancak a,b,c partisi fark etmez bizim gibi ülkelerde ( üretimin kıt olduğu ) ekonomik gidişatı belirleyen siyasi iradenin tercihleridir ve kimi rant ve üretimsizlik ekonomisini seçip katlanarak borçlanır kimi doğal kaynaklarını peşkeş çektirerek zayıflar kimi de bilime dayalı üretim ekonomisiyle kendi kendine yetecek kıvama gelmeye çalışır. ( Son yazdığım tür ekonomi sanırım sadece Kore'de gerçekleşmiş ancak ayrıntılara girilirse beni hayli hayli aşacak kadar bilgi var )

Öncelikle ekonomist falan değilim, öğretmenim. Ama belki ilgiden belki mecburiyetten ekonomiyle çok fazla meşgulüm ve şunu söyleyebilirim ki objektif ekonomistlerin de bas bas bağırdığı gibi daha hiçbir şey görmedik. Eğer kimsenin öngörmediği bir mucize olmazsa ( milyar varil petrol, milyar m3 doğalgaz rezervi vs. ) bu durum katlanarak artacak gibi duruyor ve ben çok küçük bir çocuğum olduğundan bu durumdan çok korkuyorum.

Dillendirilenin aksine araç, ev, teknolojik alet vb. alamamamız bizi süründürmez. Yaşı 30 üzeri olanlar bilir, zaten eskiden de teknoloji alışverişi çok pahalıydı ve buna yine bir şekilde alışacağız. Konu dışı olarak kasetli bir atari almak için tam bir yaz çalışmıştım. Bizi asıl ilgilendiren gıda ihtiyacımız ve tarım üretiminin olduğu bir bölgede yaşıyorum, durum pek iç açıcı değil. İnanın tarım girdilerinin tamamı dış kaynaklı ve eğer biz dışarıdan gerekli girdileri alamazsak mecburi gıda ürünlerinde dahi sıkıntı yaşarız.

Çok uzun yazmak istiyorum ama yazarsam daha çok hiddetleniyorum ve sadece koyu yazdığım cümle sizi endişelendirsin, gerisinin hiçbir önemi yok.