Yazdıklarınızın devamınıda okudumda, cehalet dediğimiz şey eğitimin parselleyebileceği birşey değil, cahil derken okumamış insanıda kastetmiyoruz bunun farkında değilsiniz sanırım.
Bende onu demek istemedim tam olarak zaten, bu cehalet dediğiniz tabirin açıklaması:
- bilmezlik, bilgisizlik.
eş anlamlısı:bilisizlik - deneyimsizlik, toyluk.
Bende diyorum ki bu adamlar cahil değil, biliyorlar. Ama yapmak için ya koşulları el vermiyor, ya kişilikleri el vermiyor yada umurlarında olmuyor. Bunun için de uygun tabirin cehalet olmadığını savunuyorum. Onlara sebep ve imkan verilmeli diyorum.
Bi arkada arkadaşın japonya videosu var, onu izliyordum siz yazana kadar, adamlar mesela toplu taşıma kullandıkları için trafikte araç yok diyor. Peki toplu taşımayı kullanmayı nasıl tercih ettirirsiniz insanlara, bence mesele bu.
Mükemmelliyetci yerine ingilizce bir kelime kullanarak egolu gözükmediniz, aksine bi paradoks yarattınız. Hem kendi dilini doğru konuşamayanlar beni rahatsız eder dediniz hem siz hatalı bile denemeyecek şekilde yozlaşmış bir cümle kurdunuz.
Dilini doğru konuşamayanlar derken onu kast etmemiştim aslında, yine de haklısınız araya onu sokmamalıydım. Dilini doğru kullanamayanlardan kastım diksiyon, yazım kuralları gibi şeylerdi. Örneğin Hinduların ingilizce konuşmasından nefret ettiğim kadar bir şeyden nefret etmem. Beceremedikleri halde, dilleri dönmedikleri halde konuşurlar. Bu konuda da pek çok kişi var ben gibi düşünen arada bakıyorum. Örnekti bu.
Genel olarak bu tarz konularda sizi çok alıntıladım, sorununuz bu savunduğunuz şeyi kendinizde yapmıyorsunuz burdaki gibi + olarak Türkçedeki bazı kelimeleri beğenmiyorum kısmı kibrinizin göstergesi oluyor aleni bir şekilde. Hem kibirli, hem kendi savunduğu düşünceleri uygulamayan birisiniz, KARANLIK dediğim tam olarak buydu işte, kendi itirafınızlada delil kazandı hoş oldu..
Evet, beni çok alıntılıyorsunuz ve sürekli karşıt görüşte olarak bir şeyler yazıyorsunuz. Oysa çok da farklı şeyleri istemiyoruz. İkimiz de toplumların düzgün ve refah içinde olmasını istiyoruz. Ben bunun Islamda, inançta ve geçmişte olduğunu, milletti, toplumdu bu tarz şeylerin gelişimde çok da önemli olmadığını herkesin değişebileceğini, ama vatan sevgisinin ne olursa olsun ağır basması gerektiğini savunuyorum, sizin görüşünüz ise batıcıl ve avrupai bir bakış açısıyla bu sorunu çözmekten yana. İkisi de çözebilir ama bu tartışmalar asla bitmez, siz ben gibi tonla insan var. Ne diyelim... hayırlısı olsun.
Türkçedeki bazı kelimeleri beğenmememin sebebi yetersiz yada okunduklarında farklı his oluşturmaları. "Ben mükkemmelliyetçiyim" bunu yazan birisi iyi niyetle de yazsa hoş durmuyor. Sebebi bu. Ve bir şeyleri beğenmemek kibir göstergesi değildir, kibirsiz olucaz diye ozaman önümüze afedersiniz pislik koysunlar eyvallah diyip yiyelim mi. Beğenmemek tercih etmemek hak benim bildiğim.