Merhaba dostum dert ortağıyız

Bu hastalık çağımızın hastalığı. Geçen sene psikolağa gittim antideprasyan verdi yolladı := Öğrenci olduğumdan kullanmadım. Bir arkadaşım yaşam koçluğu yapıyor. O destek oldu ama oda işe yaramadı. Göz boyamaya çalışıyor. Kandırmaya vs. Telkinleri kabul etmiyorsun. vs
Bende ne zaman başladı?
Bende son 1 2 yıldır var. 2. ünimi yurtdışında okuyorum. Burslu bir bölüm ve ağır. TR'deki gibi altan ders mantığı yok. Kalırsan atılıyorsun okuldan. Bu olay yüzünden çok strest yaptım ve artık paranoyak oldum. Bugün atılcam, yarın atılcam vs vs. 6 yıl geçti öyle. Yarım dönemim kaldı

Kabuslarım bitmedi hala.
Bu son senem o kadar zorlaştıki, uçağa ve asansöre binemez oldum. Uçağa binince, düşcez, aha bir şey olacak, sanki böyle üstüme üstüme geliyordu. Yılda en az 8 9 kere uçağa biniyorum. 5 yıldır en az 60 kere uçağa binmişimdir. Ama bu son yıldır korkarak biniyorum. Son zamanlar işte kendimi kandırarak zamanı geçiriyorum. Müzik dinliyorum uçakta giderken. Kendimi kandırış şeklim ise; "ölürsek ölürüm

kaderim buymuş" diye kandırıyorum. Daha iyi gibiyim.
Gelelim konuya. Temmuz başında tatile geldim. 3 gün sonra kendimi o kadar kötü hissediyordumki. Salgın varmış sanırım. İshal, ateş, bulantı, gögüş ağrısı üst üste geldi. Ailede de herkes kalpten öldü. Annem aha kalp krizi geçiyorsun vs dedi. Hemen acile git dedi. Bende iyiden korktum. Kalbim yerinden çıkacak sanki.
Acile geldim, sarı alanda hemen derdimi anlattım, doktor sordu "ailede kalp hastası var mı?". Bende evet var dedim. Beni hemen kırmızı alana aldılar. Sedyeye yatırıp gözlem odasına aldılar. Kalp ritim cihazlarını bağladılar. Kalbim sürekli 120 - 130 civarlarında atıyor. Normal dinlenme aralığı 60-90 arasıdır. Kan alıp kardiyak enzime baktılar. 2 saat sonra sonuç çıktı "negatif". Ama benim kalbim durmuyor. Sürekli yüksek atıyor. Doktor sorunu bulamadıkça bir sürü yeni test yapıyor. Dar ve kapalı alana giremem. Zorla Beni ilaçlı emara soktular akciğerlerime baktılar pıhtı vs var mı diye. Orda da bir şey çıkmadı
Tekrar gözlem odasına aldılar nabzım 130 a artık kendini demirlemişti. İnmiyordu. Ardından ateşim 39 a çıktı. Nabzım 140. Aileden kimseye haber vermemiştim. Tek ben varım. Sanırım ölüyorum dedim

sevgilimi ve dayımın oğlunu çağırdım. Hemen geldiler. Dedim ben ölüyorum.

O an olayın hali ile aklıma birikimlerim geliyor. Aileme kalsın diye yiğenime anlatıyorum. Banka hesaplarımı, facebook sayfalarımı sitelerimi vs

Oda iyice korktu vs.
Ateş yükselince üzerime buz kalıpları koyup dengelemeye çalıştılar. Serum vs ama indiremediler yine. Saat 14 de gelmiştim saat 19 olmuştu. 5 saattir yatıyordum.
Gözlem odasında 20 30 civarı sedye vardı. Karşımda 3 kişi öldü. Binbir türlü hastalıkla uğraşanların biri gidiyor biri geliyordu. Bunları gördükçe iyice kötü oldum.
2 3 serum yedim tekrar. 9 saatin sonunda doktor beni taburcu etti. Gögüs hastalıklarına git dedi yarın. Burada yapacak bir şey yok dedi.
Can havliyle Ertesi gün hemen ankarada özel hastahaneye gidip kalbime baktırdım. tüm kan değerleri nerdeyse (9 tüp kan aldılar), efor, ekg, eko, 1 gün boyunca holter cihazı bile takdırdım bir ritim bozukluğu var mı diye. Hepsi temiz çıktı. Sadece CRP değeri yüksekti. Buda demekki bir virüs veya bakteri varlığı var dedi. 3 gün sonra tekrar verdim ilaç kullanmadan düştüğü saptantı. Antibiyotik vs kullanmadım.
Sonuç olarak: 4 5 milyara yakın param gitti. Kardiyoloji doktoru bile durumu fark etti. Oda antidepresyan ilacı yazdı
Sonra oturup düşündüm. Neden böyle yapıyorum diye. Bakıyorum etrafımda çok kötü insanlar var. Sağlık olduğu sürece her şey başarılır diye kendimi telkin ettim. 2 haftadır artık çoğu şeyi düşünmüyorum ne olur ne biter diye. Olacağına bırakıyorum. Hastahanede gördüğüm insanlar vs üzerimde derin etki bıraktı. Ölümlü dünya. Çok düşünüp vücudu sıkmamak gerek.
Stres tüm hastalıkların ana nedeni.