magma017 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Gece gece aklıma takıldı. Şuan filmlerde çokça gördüğümüz, gelecekte de gerçek hayatta görme ihtimalimiz olan duygusal ve düşünebilen yapay zekaları bir insan gibi birey olarak kabul etmeli miyiz? Birey olmanın şartı insan vücuduna sahip olmak mıdır? Bizi biz yapan nedir? Bizim gibi organik yapıda olmayan, daha karışık bir dijital zekâ insanlığın sonunu getirebilir mi? İnsanlık kendi düşmanını kendi mi üretiyor? Kafamda deli sorular...
Yapay zeka işinde "duygusal ve düşünebilen" kelimeleri oldukça önemli. Birşey düşünüyorsa eğer tek başına düşünüyor olması onun bir birey olarak anılmasına yetmeyebilir ama duyguya sahipse onu kişi olarak görmeniz gerekir. mekanik bir bedeni olmasa dahi.
Fakat, duygu dediğimiz olayın ucu bucağı yok. İnsan robot yapılması imkansız. İnsansı robot diyebiliriz anca. İnsansı robotların limitli(artan limitli) duyguları olabiliyor. Fakat mucizevi insan beyni kadar hızlı öğrenecek bir teknoloji imkansız gibi. Hele ki insan gibi duygusu olan bir makine tamamen imkansız. Düşünsenize bir yazılım yazıyorsunuz. Yazılımda "Ekrana ali yaz" diye tek komut var. Ama makine "Ahmet "yazıyor.

Kısıtlıda olsa, (bilimsel anlamda)duygu kavramı bir makineye entegre edildiğinde, heyecanlı bilim adamları onu bir birey olarak görecektir.

İşin birde hukuksal boyutu var. Düşününki tamamen otonom bir araç yaptınız. Sürücüsüz ama siz öğretiyorsunuz nasıl kullanacağını. Ama Kaza yaptı, suçlusu kim? Yazılımı yapan mı, makineyi yapan mı, o yapay zekayı eğiten sürücüsü mü, yoksa bir birey olarak görülen araba mı?

Gelecek gerçekten "aklımda deli sorular" oluşturacak bir yöne ilerliyor. Bekleyip göreceğiz.