Kalantor adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Ben bu durumda olumsuz bi laf kaldıramıyorum. En çok istediğim şeydi askerlik. O yüzden yazdıklarına duygusal olarak bakıyorum şuan mantık lı balamıyorum. İnsanların hassas olduğu noktlar vardır. Benim ne yaşadığımı ne zorluklarla askerliğe kendimi kabul ettirdiğimi kimse bilemez.
337 kısa dönemim...
Ben yazıcıydım.krallar gibiydim... sırf yeni gelen asker gece araç kullanıyor gündüz paspas bulaşık ve ırgat gibi çalışıyor ve artık psikolojisi kaldıramayıp intiharı düşünüyor diye tüm karakolu karşıma aldım diye Adana merkeze ispiyon etmek ve karakolu şikayet etmek ile suçlandım (daha doğrusu dilekçe yazdım ve yakalandı! ) sırf bu yüzden krallar gibi yaşadıgım yazıcılıktan mecburen dış köy karakoluna gitmek zorunda kaldım...Gittigim karakolda kusa kusa köpek pisliklerini temizledim... Ama hiç birşey o arkadaşı o bunalımdan kurtardıgım an yüzümü yalaya yalaya öpmesi sarılması kadar mutluluk vermedi...Bu yüzden tuvalette yıkarsın köpek pisligi de temizlersin yer paspaslarsın ama o geçirecegin zamanı alnının akı ile gururla yaparsın..Vatanı sevmek sadece teröriste kurşun sıkmak değil abzen yer paspaslamak bazen bulaşık yıkamak bazen bunalıma giren birine kol kanat germek yardım etmek vel hasıl gururla onurla yapmaktır...Alınganlık yapmışsın arkadaşalra ama alınacak birşey yok.. Askerliği askere giden bilir.. Çünkü orası bambaşka bir dünya...
Bazen bitlenir bazen koca koğuşta onlarca o.suruk kokusu içinde uyur bazen horlamalara dayanamazsın.. (benim koğuşta 60 70 kişi vardı adana merkezde acemiyken, o.suruk sesleri sanki müzik notaları gibi sırayla ve aralıksız çıkıyordu...Gelde böyle bir ortamda uyu.. ama gündüzki işler aklına gelinde o kkular parfüm gibi geliyor! Öyle hormalamar var ki uyuyan uykusundan sıçrıyor... Neyze askerlik bambaşka bişey