Bugün akşam üzeri bir kaza yaşadık. Daha doğrusu yiğenim yaşadı. Bir abimiz iş çıkışı yiğenimi eve bırakırken (kırmızı ok ile çizdim) haritada görülen yerde duruyor. Sağ tarafındaki yolun sol şeridi trafiğe kapanıyor. Tabii oraya gelmeden önce yiğenim uyarıyor. Arkadan araçlar geliyor burada durmayalım kaza olur diye adam yok diyip duruyor. Aşağıdan (mor ile çizdim) araç gelip yol istiyor. Bizim sözde usta şoför el kol edip geç gibisine hareket edince adam sinirlenip sağ şerit kapalı olduğu için sol şeritten gaza basıyor. Yukarıdan gelen şahin ile aşağıdan gelen ford fiesta kafa kafaya giriyorlar. Bunu gören abdestli namazlı yalanla hiç işi olmayan hacı abimiz son surat gaza basıp evinin yolunu tutuyor. Allah'ın işi işte. Yeşil okun az ilerisindeki evin içinden gümbürtüyü duyup annemgil dışarı dökülürken hemen dibinde kaza olan dayının ruhu duymuyor olayı. Vicdan ve merhamet sahibi adam orada ki insanları bakıp kaçıyor.

Pardon haberi yoktu ama adamın. Sonra ne vicdan yapıyor ama. Tabii yiğenim kazayı görüyor. Şahin pert olmuş resmen. Ön cam patlamış, kadının kafası cama çarpmış kanamış. Diğer aracın ön tampon düşmüş. Hemen tutanak tutulmuş ve polise haber verilmiş. Akşam yiğenin babasını aradı kaza yapan abimiz. O da bizim mahalledenmiş. Plaka ve telefon istediler verdik.

Kazadan hemen sonra hacı abi beni arayıp senin yiğen kaza olmuş dedi ne olmuş, plaka almış diyorlar yoksa o mu verdi başımız belaya girmesin falan gibi lakırdılar etti. Tabii olaydan tam haberdar değilim. Dedim olmaz dememiştir kendileri almıştır. Neyse ben yolu kapatmadım da, kapattım diye kızdı bana da, sonra geçti ordan sizin evin orada yapmış da gibi kendini haklı çıkarmaya ve yiğene ağzını sıkı tutmasını tembihleyen dayımız hatasını kabullenmemek de ve hatta istanbul da trafik şube müdürü arkadaşını (yersen) arayarak plakasını aldıklarını, müdürün her kazada herkes plaka alsın hiç bir şey olmaz, polis seni ifadeye bile çağıramaz gibi kimsenin inanmayacağı yalanlarla içini rahatlatmaya çalışıyor. Ama sonuçta 500 ileride mobese, yeşil okun hemen sağındaki evde araçların kaza yaptığı yeri kabak gibi gösteren kamera mevcut.
Şimdi sormak istediğim soru şu.
Acaba yolu trafiğe kapattığı ve kazaya sebebiyet verip kaçıp gittiği için bu adam mı karşılar tüm masrafları yoksa o hatalı ama aşağıdan gelen araçta beklemeliydi onda da kusur var deyip her ikiside mi ceza alır?
KISACA;
Kırmızı okla gösterilen araç morla gösterilen aracın geldiği yöne doğru gidiyor. Otobüs yok orada. Haritadan alındığı için gözüküyor. Yiğeni indirmek için durunca kırmızı araç, mor araç geçmek istiyor ama bizim hacı el kol edip geç git gibisine söyleniyor. O da sinirlenip sol şeritten gitmeye çalışıyor ama yukarıdan süratle gelen araçla kafa kafaya çarpışıyor.
Burada durursam beni linç ederler yada kazanın faturası bana çıkar diye korkan hacı son gaz eve uçuyor. Tabii işyerinde de hiç bir hatayı kabullenemeyen abimiz burada da kendini haklı görüyor. Ama artık çok geç. Kamera kayıtları her şeyi açığa çıkaracak.
Hem bende hata yok diyor hemde istanbullara kadar telefon açıyor korkudan. Karısı demiş ki acaba sen işe giderken seni çevirip döverlerse!

Sanırım o aracın bizim mahalleden birisinin olduğunu ya biliyor yada tahmin etti.