BaranRoot adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
İlgin varsa Tedx Talks'a göz at derim hocam. Ülkemizden de ismini bilmediğimiz çok fazla başarılı girişimci var. İşine yarayabilir
Türkiye'deki girişimler "Analiz ve Datacılıktan" başka bir şey değil. İşe yarar girişimlerde bi elin parmaklarını geçmeyecek kadar.
Biraz daha söyleceklerimi çoğaltıyım ki içimi döküyüm;

Webrazzi, E-Tohum, E-Girişim, İTÜ Çekirdek bakın bunlarda yapılan herşeyi izlemişimdir. Yani her girişim başlı başına bir boşluktan ibaret. Kimse kalkıpta oradaki projeleri bana haklı çıkartmaya çalışmasın. Bir kere olsun bu saydığım 4 yerdeki her girişimi sonuna kadar dinleyin. Hepsinin tek amacı "piyasada analiz yapmak o bilgiyi alıp satmak bla bla bla" ve bu tarz bir proje ile adamlar minimum 100.000 TL üzeri yatırım alıyorlar. Beş para etmez dediğiniz b.ktan bir proje toplamda 780.000 Dolar yatırım alıyor. Duyduğumda resmen çıldırdım. Bu yatırım yapanlarda ne beyin varki yatırım yapıyorlar orasıda muamma. Zaten yatırım yapanların bir çoğu "parayı nereye harcasam ki acaba" diye düşünenlerden ibaret.

Öncelikle girişim olayına geleyim. Şu piyasadaki neredeyse %99 Girişimciyim diyenlerin hepsi zengin aileden gelme. Hepsinin bir hayat hikayesini 30 saniye dinleyin sonrasında "TAMAM" dersiniz. Çünkü projesi olan herkes hep yok efendim ODTÜ, yok efendim Bilkent bilmem birşey üniversitesi işte ne bileyim Amerika Kaliforniya üniversitesi hep bildiğiniz yıllığı 20-30bin tl olan özel okullardan ibaret. Sonra neymiş bu insanların beyinleri çalışıyormuş. Neymiş atgözlüğü yok ve herşeyi düşünüyor diyorlar Allah aşkına istanbulda yaşayan bir insan ile köyde yaşayan insan bir mi? Ben amasya'da yaşıyorum ve burada gördüklerim kısıtlı ve tatile akrabalar çağırdığında onların şehrine gidiyorum ve hiç görmediğim tasarım harikaları tabelalar ve binalar ile karşılaşıyorum. Hiç görmediğim arabaları bile görebiliyorum. Peki ben bu hiç görmediğim şeyleri gördüğüm zaman ne oluyor? Ufkum genişliyor ve birşeyleri çok daha iyi geliştirebiliyorum. En azından bir fikir üzerinde geliştirme yaparken gördüklerim sayesinde fikrimin üzerine bir tuğla daha koyabiliyorum. Millet hep amerikada doğmuştur ya da senelerce orda kalmıştır. Ufak bir hatırlatma yapayım "AMERİKA FIRSATLAR ÜLKESİDİR" diye boşuna demiyorlar. Nevzat Aydın yani yemeksepetinin kurucusu. Bu adamın projesini dinleyin ve dediği hatırladığım kadarıyla: Türkiyede olmayan 3 şey vardı. 1.cisi online yemek siparişi idi diyor. Ve adam türkiyeye geldiğinde yemeksepetini kuruyor. Sonuca bakın; Adam yurtdışındaki varolan bir projeyi alıyor ve Türkiye pazarında aynısı yapıyor ve tutturuyor. Şimdi kalkıpta "amerikadaki niye tutmadı" demeyin. Bilirsiniz devletimiz yurtdışındaki tutmuş ve dörtdörtlük hizmet veren bir "app uygulaması olur veya site olur" hiç türkiyede hizmet vermesini sağlar mı? Bknz: UBER
Bu yüzden yemeksepeti piyasanın yokluğundan faydalandı ve tutturdu.
Yurtdışı teknoloji ve gelişim konusunda bizden yıllarca önden gidecek. Şuan kalkıp gidin amerikaya ve sadece 1 ay yaşayın sonra orada gördükleriniz "Ulan bu çok iyiymiş ha neden türkiye de yokki la bu?" diyeceksiniz sonra 2 gün sonra yastığa kafayı koyduğunuz zaman bu düşüncenizi geliştireceksiniz "şunu şöyle yapalım bak zaten şöyle çalışıyor bizde türkiyede şöyle uyarlarız" gibisinden düşüneceksiniz sonra türkiyede yapmaya kalkışacaksınız. Ortalama o projenizin hayata geçmesi için max 5.000 TL para harcayacaksınız. Maddi açıdan zayıflığınız yüzünden projeyi her an her dakika her boşluğunuzda düşünüp geliştireceksiniz. Sonra kullandığınız telefonu 2.el olarak 700-1000 tl arasına satacaksınız ki projenin kalıbını oluşturacaksınız. Sonra her geçen gün proje hayata geçmediği için delireceksiniz. Bu sefer en sonunda bir işe gireceksiniz ve aldığınız asgari ücreti biriktirerek projenin hayata geçmesi için kuruşu kuruşuna yatıracaksınız. Ve en sonunda hayata geçireceksiniz ve son adım biraz daha yüklü yatırım ile çok daha güzel bir hale gelmesi için yatırımcı arayacaksınız. Ama sizin projenizi her yatırımcı eleştirecek, boklayacak hatta ve hatta dinlenmeyecek direkmen "SAÇMA" damgası vurulacak. Sonra siz bu söylenimleri duyduktan sonra "ulan gerçekten benim projem *** gibi mi?" diyeceksiniz derken artık sizde gün geçtikçe bunları düşüne düşüne projenizin saçma olduğuna inanarak duygusal bir çöküntüye gireceksiniz. Sonra herşeyden vazgeçip asgari ücretli işe girip saf bir insan gibi bir kız bulup evleneceksiniz ve hayatınız sadece asgari ücretle çalışıp max 2 çocuk sahibi olup kirada bir evde oturacaksınız ve max. renault broadway bir arabanız olacak.
Peki ne yüzünden? Sizin güvendiğiniz, canla başla geliştirdiğiniz projenizi o boklayanlar, saçma diyenler yüzünden hayatınız kararacak. 10-15 Yıl yani böyle 35-40 yaşınıza geldiğiniz bir proje geliştireceksiniz. Bu sefer eski düzen işleyişinizi tekrardan yapacaksınız. Artık o zaman yatırımcı bulma oranınız %40 oranında olacak ve bu sefer daha çok işinize odaklanacaksınız. Yatırımcıları sağda solda yakalayacak her tarafta projenizi anlatacaksınız. Saçma sapan fon sitelerinde projenizi yayınlayacaksınız. Ufak tefek yatırım alacaksınız.
Sonra halen yatırım eksikliği olduğu için hayata geçmeyecek ve en sonunda 3-5 ay sonra sağlam t.aşaklı bir firma tarafından birebir aynısı ama ismi ve renkleri farklı olan ama birebir aynı mantıkta çalışan farklı birisi sizin uygulamanızın aynısını yapacaklar sonra söve söve evde oturacaksınız.
TRT'de de sanırım bu girişimcilik ile ilgili program vardı ve bknz: HOŞAF birinci oldu. Bu ülkeden girişimci çıkar mı? EVET ÇIKAR ama önce yatırımcıları değiştirmek lazım. Programdaki diğer girişimlere bakın hepsi faydalı ama "SEKTÖRÜNDE" faydalı. Önemli olan geliştirmek. Birinin bir fikri varsa o kişinin projesini hemen çürütmeyin, b.ok atmayın. Birinin bir projesi varsa ve güveniyorsa her gün geliştiriyor ve karşınıza sizi alıpta o projeyi anlatıyorsa o projeyi sadece dinlemeyin ÜSTÜNE TUĞLA KOYMAYA ÇALIŞIN.
Ama hoşafı nasıl geliştireceksiniz? Neyse bu konuda ayrı bir tartışma konusu.

BloombergHT gibi televizyon kanalı girişimcilikten ve girişimcileri toplar konuşurlar. Bir kaç yayını izleyin o kadar bomboş bir yayın ki. Hayatları Instagram'a Story atmak, instada takipçi kasmak üzerine olan tiplerdir.

Neyse aslında daha çok konuşurumda yazmak zor geliyor. Bir video çeksem çok daha iyi içimi dökerim.