Yapılması gerekenin şu olduğu düşüncesindeyim.
Salınması saçmadır. Tekrarlayacaktır ve bu defa daha sağlam hareket edecektir. Bu tür hasta düşünceye sahip insanların;
- Eğer kendi isteği ile tedavi olmak isterse ve kimseye fiziki veya ağır ruhsal bir zararda bulunmamışsa, ruh ve sinir hastalıkları bölümünde tedaviye alınması gerekiyor. Kimliği tamamen gizli olması kaydı ile tedavi altına alınacaklar. Ve ağır testlerden geçirip, tedavi edildiği yönünde olumlu sonuç çıkarsa serbest bırakılabilecekler. Durumun uzun süre olumsuz olması durumunda sosyal halktan izole bu kişilerin oluşturduğu güvenlikli bir ortam oluşturulması ve orada yaşamına devam edilmesi. (İzole bir bölgede kendilerine devlet tarafından iş imkaanı sağlanıp hayatını devam ettirebilecek kazanç ile çalışması. Diğer ruh ve sinir hastalarından farklı olarak çalışmaya elverişli oldukları için devlet beslemek zorunda değil.)
- Eğer adli takipler sonucunda yakalanır ancak kimseye fiziki veya ağır ruhsal bir zararda bulunmamışsa, tedavi altına alınması. Tedavinin olumsuz olması durumunda ilaç ile hadım edilmesi ve izole bölgeye sevk edilmesi.
- Eğer birisine fiziksel veya ağır ruhsal bir zararda bulunmuş ise tedavi edilmeden hadım cezasının uygulanması ve hapishaneye gönderilmesi. Veyahut cinsiyetinin kadın olarak değiştirilip, izole bölgeye sevk edilmesi(!)

Bu maddelerde gizlilik esastır. Toplum tarafından kişinin yakınlarının cezalandırılması adaletsiz bir durum olur.

Bu şekilde bir ceza yasasının hazırlanması hem caydırıcı olacaktır, kendinin farkında olan ve bu hastalıklı fikirlere sahip kişiler tedavi edilebilecektir. Ayrıca 3. maddedeki suçu işleyen kişilerin ölümden çok korkabilecekleri bir ceza varsa onunda hadım edilmesi olduğunu düşünmekteyim.

Bu tür sorunların gelecekte yaşanmaması için ise çocuk yaştan itibaren her bir bireyin bilinçlendirilmesi şarttır.