EgemenPolat adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Hocam belli ki memleketi özelmişsin.
Yazdığına göre askerlik sorunun var, üzerinde memlekete gelemiyor olmanın verdiği baskı ve özlem de olabilir.
Söyle açıklayabilirim; Ben yazılımcıyım yeri geliyor 1 hafta kendi isteğimle evden çıkmıyorum ama biri bana evden çıkamazsın 1 hafta ev hapsi dese 10 dakika sonra evden sıkılır çıkmaya çalışırım.

Belki askerlik sorunu olmasa, 3-5 ayda bir gelip gidebilsen bu kadar sorun olmazdı senin için.


Hem Türkiye de hem de yurt dışında senin tarifine benzer bir hayat yaşadım, bana göre yurt dışı candır.

Yaşınızı bilmiyorum, sanırım 30'lu yaşlardan sonra yurt dışına yerleşmiş olabilirsiniz, bu nedenle sorun yaşıyor olabilirsiniz. Bir araştırma şirketi vardı, 18 yaşından sonra kültür değişikliğine ayak uydurmak giderek zorlaşıyormuş.

Ben Türkiye de kendimi kafeste gibi hissediyorum, hiç bir şekilde kendim olamıyor, rahat hissetmiyorum.
Bir isteksizlik basıyor içimi.

En basitinden birine abi yada abla demek bile bana rahatsızlık veriyor, herkes eşittir. Mesela el öpmek, bizim ailede el öpme adeti yoktur. Bizim ailede "İnsanların g*tünü yıkadığı el öpülmez" denir.

Fikir ayrılıklarımız; yetişme şekli ve kültür farklılığından kaynaklanıyor olabilir.
Yada ilk ve orta öğretimi aldığım hocaların çoğunluğu yabancı uyruklu olmasından da kaynaklanıyor olabilir.

Tabi herkesin doğrusu kendisine.
Hocam memleket özlemi fakrlı birşey ben her ay memlekete gelen birisiyim neredeyse. Askerlik sorunum var ama kaçak değilim tecilliyim. Yurtdışına ise 20 yaşımda geldim, hem üniversite ortamını hem iş ortamını biliyorum. Macarca seviyem gayet iyi durumda, İngilizce seviyem üst düzey. El öpme olayı, kültür farkı şu şekilde açıklayabilirim. Bizim ülkemizde ortalık yerde sümük dışarıya çıkartılmaz, özellikle de yemek yerken dikkat edilir, bizim ülkemizde büyüğe saygı vardır, el öpme anlamında demiyorum, büyüğün önünde ayak ayak üstüne bile atarken çekinen bir kültürümüz var. Senin nerede yetiştiğin inan önemli değil, ben burada saygıdan bahsediyorum. Yabancıların saygısı nereye kadar biliyor musun? Kendilerinin üzüleceği noktada saygı ve sevgi bitiyor yabancılarda. Bizde ise durum öyle değil. Biz başkası üzülmesin diye üzülen bir halka sahibiz. Kötü yönlerimiz var mı var tabi ama burada uzun süre yaşadığında (gerçekten yaşamaktan bahsediyorum, Türk mahallesinde oturup kebapçıda takılmaktan vs değil, ek olarak senin nasıl bir otamda yaşadığını da bilmiyorum sana itafen yazdığım birşey de değil.) yabancıların gerçek yüzünü daha net görebiliyorsun.

Benim burada dikkat çekmek istediğim nokta yurtdışındaki insanların sen zor durumdayken daha kötü olduğudur. Düşenin elinden tutmayan, düşene bir tekme de onların vurduğu bir kültür burası. Teknoloji emin olun, bizim ülkede en üst düzeyde. Avrupa'da yaşayanlar bilir burada çoğu işlem manuel olarak yapılıyor, bizim ülkede ise herşey elektronik. Hastane desen emin olun bizim doktorlarımız buradaki doktorların 10 katı daha deneyimli ve bilgilidir. Dün dişçiye gittim, rezillik diz boyu ve istedikleri para 1k EURO. Burada diş için istedikleri paraya Türkiye'de emin ol yeni çene yaparlar. Hasta olmaya korkuyor insan. Hasta olduysan bunların eline kaldıysan yandın. Ülkemizdeki AKP ve Cumhurbaşkanını sevmeyenlerin başında gelirim ancak bizim ülkemiz sizi şaka gibi gelecek ama çoğu avrupa ülkesinden 50 yıl ileride. Olaya teknoloji üretimi açısından bakmamak gerekli. Bir de Avrupa ülkeleri birbirlerini destekliyorlar, kendileri çalıp çırptığında örtbas ediyorlar ama Avrupa dışından birisi çalıp çırptığında yapmadıklarını bırakmıyorlar. Emisyon olaylarının hiç haber yapıldığını ne durumda olduğunu takip edebiliyor muyuz? Adamlar onun altını kapattı bile. Örtbas edip geçtiler, ufak bir de ceza verecekler. Bizim Türkiye'nin gerçekten Türkiye'den başka dostu yok. Görüş ayrılıklarımız olabilir ama vatan konusu olunca aynı noktada buluşmayı biliyoruz.

Kısacası ben geldim gördüm ve yaşadım. Benim için burası bencil ülkeler topluluğundan başka birşey değil. Bir daha gelir miyim gelirim ama sadece gezmeye. Avrupalı ile ne iş yapılır, ne arkadaş olunur. Avrupa iş yapmayı kabul ediyorsa %10000 kendi çıkarı daha üstündür. Aksi halde hiçbir şekilde iş yapmazlar. Avrupayı kullanabiliyorsan kullanacaksın, işin bittiğinde de kenara atacaksın. Çünkü onlar bize öyle yapıyor.