Yerin dibine 2 kere girip çıktım.

Birincisinde 97'de internetten ilk bulduğum hatunla ilgiliydi. Ben üniversiteye yeni başlamıştım, kız ingiltere'de yüksek lisans yapıyordu. Yazın tatile ailesinin yanına geldi. Biz 3 ay internette email ile flört ettikten günde 100'er email attıktan sonra buluşacak fırsat doğdu. Liseden eski bir kız arkadaşımla karşılaşmıştık tesadüfen bir şeyler içip laflıyorduk, o kız da yakınlardaymış, sms ile hadi buluşalım dedim kabul etti. Kız bizim oturduğumuz kafeye geldi. Ve tesadüfen karşılaştığım kız tam bir kanka, herşeyimi açık açık konuşabildiğim ergenlik dönemi arkadaşım. İngiltere'den gelen kız yoldayken ben de arkadaşıma, kızın nasıl seksi olduğunu, nasıl deli olduğumu, fırsatını bulur bulmaz eve götürmek istediğimi falan anlatıyordum. Sonra kız kafeye girince bana değil, arkadaşıma yöneldi direk. Ben arkadaşımın abla demesiyle irkildim. 2 kardeş masamda otururken ben yerin dibinde oturuyordum.

Diğeri'de lisedeydi.
Alt dönemden bir sevgilim vardı ve kız döneminin okul birincisiydi, hatta sonra ÖSS'de ilk 20'ye girip hayal kırıklığı yarattı, dahi düzeyinde bir kızdı ama çok detay vermeyeyim evli barklı bugün. Tüm hocalar bizi biliyordu, hatta hocalar arasında efendi bilindiğim için çoğu hoca da bizi destekliyor bir birimize yakıştırıyordu. Benim açtığım yoldan alt dönemlerle çıkma furyası başladı. İşi çok ileri götürenler çıkmış. Bir gün müdür yardımcısı beni okulda kenarı çekti. Dedi ki, "Alt sınıflarla çıkıyorsunuz, bir şey demiyoruz. Ama kızları kullanmaya başlamış bazı şerefsizler. Lafım sana değil ama bazı hayvanlar korunmuyorlarmış. Yarın bir gün bu okulun tuvaletlerinden düşük toplamaya başlarsak hepinizi ... nüzden sallandırırım burada." Bu fırça okulun koridorunda, yarı ciddi yarı gülümseyen bir suratla atıldı. Ve hayatımda hiç böyle bir utanma duygusu hissetmemiştim. Özellikle lafım sana değil kısmında, o lafın bana olmadığı konusunda nasıl istihbarat alınabildiği beni dehşete düşürmüştü. ))))

Sonradan aklıma bir tane daha geldi.
Bu diğerleri kadar büyük bir utanç değil ama kendimi çok aptal hissettiğim bir anıydı. Flemenk bir sevgilim vardı. Online Translatorların ilk zamanlarında. Kız Hollanda'dan Bodrum'a annesiyle tatile geldi. Ben de aynı otelden oda ayırıp yanlarına gittim. Yoldayken internetten çeviri kullanarak kıza kompliman yapayım dedim. O zamanlar Türkçe yoktu ingilizce'den çeviri yapıyorduk. "I am your biggest fan." yani senin en büyük hayranınım yazıp flemenkçeye çevirdim sonra kıza sms attım. Kız havuzdaymışi sms'i annesi okumuş. Kızıyla senin büyük bir vantilatörün mü var diye dalga geçmiş. Translator fan kelimesini hayran taraftar anlamında değil vantilatör fanı anlamında çevirmiş ))) Ertesi gün kadın bana bakıp gülümsedikçe çok utanmıştım.