Atatürk hiçbir şey ile mücadele etmediği kadar, başta illüminati denen örgüt ile onların devşirdiği din adamları ile mücadele etti. Mason localarını kapatması ile, kendi kuyusunu kazdığını bile bile ülkesi için aldığı risk ortadadır. Şüpheli ölümüne rağmen, otopsisi yapılmayan tek cumhurbaşkanı olarak tarihe geçmiştir. Belki de ölümü o kadar da şüpheli değildir bazıları için. Biliyorsunuzdur, Atatürk öldükten sonra naaşının bozulmaması için birtakım yöntemler uygulandı. Mezarı yıllar sonra açıldığında dönemin başbakanı tarafından "saçları yana yatıktı, sanki uyuyordu." dense de gerçek şu ki, Atamızın yüzü bu ilaçlara rağmen darmadağın olmuştu. Buradan zehirlenme sonucunu çıkarabiliriz. Ölümünden 10 yıl sonra Mason locaları tekrar açılmış olup günümüzde faliyetlerini sürdürmektedir...
Bu da benden olsun.