Borsa işi kader kısmet biraz da şans işi Milattan önceki tarihlerde : )) Bir zamanlar bende genç idim. O zamanlarda metaş vardı. Dedim ya o zamanlarda gencim, başımız bulutlarda misali uçana kaçana giderlerdeyim, hayat ise hep tozpembe.. İşe gelip giderken "Derborsa" diye yan binada bir komşu şirket gördüm. Borsa sevdası da halk arasında yeni yeni trend oluyordu. Girdim dedim ben hesap açacağım. İyi dediler açtılar bir hesap. O zamanlar açığa alım vardı. Bende sermayemi bir günde kaybetmeyi baz alarak 40.000 lot metaş hisse senedi için alım emri verdim. (En düşük hisse senedi o idi sanırım o zamanlar) ama hisse bedelini yatırmadım tabii ne de olsa açığa alım emri vermiştim. Benim tek kalem 40.000 lot alış emri vermem o gün 375 lira olan kağıdı bir tetikledi (Galiba Derborsa da büyükler arasında imiş sonradan öğrendim) millet takıldı kağıdın peşine.. Kağıt o seanstan sonra her gün tavan, tavan, tavan, tavan, tavan, tavan, tavan, tavan .. gitti. yaklaşık 1,5 ay sonra 375 TL'den tanesini aldığım kağıdın tanesini 6400'den sattım, deli bir para kazandım Ben sattım sonra hızla 3500 TL'ye filan düştü, bir süre sonrada baktım tahtası kapanmış.. Bu vurgun da öyle güzel bir anı oldu hayatımda : ))

Hesabı çok küçük bir rakkam ile açmıştım, kağıt tavan tavan gidince de o zaman benden kimse para istememişti sattıktan 2 gün sonra da direk parayı çekmiştim ( :

Tabii her zaman papaz pilav yemiyor. Hayatımın farklı dönemlerinde farklı şirketlerde gene borsa maceralarım oldu. Adını bile anmak istemediğim bir şirkette (Şeref yoksunu yöneticiler üzerime operasyon yapmış, zira seansta tüm emirleri duyuyorlar ve takip ediyorlardı. Bunu da orada çalışan arkadaşım yıllar sonra "Abi sana bir şey söyliyeceğim ama lütfen kızma, sana operasyonu bizim müdürler yaptı" diyerek itiraf etti. Meğer o kağıtta pozisyonu olan onlarmış. Benimde bundan haberim olmadığ için açığa satış vererek onların nerede ise 1 ay süren operasyonunu bozdum diye bana ayar çekmişler, ben satınca almışlar, ben alınca satmışlar.. )

Neyse gelelim olaya. Yaklaşık her gün 2 ay boyunca bu şirketin seans salonunda sabah ve öğleden sonra seansları mesaiye girer gibi takip ettim. O dönem kardemirler a,b,c yaklaşık 2-3 hafta her seans başı bir-iki alım satım sonra tahtayı çiziyorlar, kağıt tavanda kilitleniyor, tavan, tavan, tavan gidiyordu. Bende izocam, marshall filan ufak tefek çıtır çıtır al sat ile kazana kazana 2 ay sürecinde sermayeyi 2'ye filan katlamıştım. Bu arada da kardemirleri takip ediyorum. Bir sabah esti ulan dedim bu kardemir tavanı bu gün kırılır. Açığa satış vermek istedim. Orada çalışan arkadaş "abi yapma" filan derken "ver ya, para benim değilmi" dedim ve satışı ilk seansın sonuna doğru tavandan zorla verdirdim. yanılmıyorsam 100.000 kardemir c idi. amacım üstten çakıp alttan almak. Tabii gene seans bitmeden tahtayı gene çizdiler ve kağıt tavanda kilitlendi. Alıcı var satıcı yok. Neyse öğleden sonra seans başladı. Kağıt gene bir tavan çaktımı ? Çocuk şirket hepsi panik ya alamazsak filan falan bana başladılar "abi alış yaz" diye baskı yapmaya., Bende "yazalım da alta yazalım" diyorum. Onlar ise "Abi kağıt gene kilitleniyor, gelmez yaz tavana!" diye zorla bana tavanqa yazdırdılar. ne ise tavana mecbur yazdık, kağıt bize geldi ama arada sermayenin dörte biri filan yalan oldu. Kaç hafta boyunca seansta tavanda kilitlenen kağıt ilk defa o gün çözüldü. Ulan dedim bari zararı kurtaralım. ortalarda bir yerde tekrar satış yazdım, gene tahta kilite döndü gene bana yüksekten çaktılar "Ulaaa, huoop ne oluyor layn? " filan derken yaklaşık seansın bitmesine 5-10 dakika kala 2-3 operasyon daha yaptık ama o 5-10 dakika hayatımın en uzun anları oldu. Ben sattım onlar tavana kadar çizdi, ben aldım tabana kadar çaktılar.. (Aslında sağlıklı kafa ile gelmezdim o tufaya da o anları yaşamayan anlamaz, öyle böyle tarif edilemeyen bir baskı altında kaldım. (Fiyat kilitlenme korkusu, şirketin baskısı vs..) en son işlemde bittiğinde şöyle bir durdum ve Allahım sana şükürler olsun diye şükrettim ve düşündüm.. "Ulan insanın beyninin böyle çatır çatır sinkaf edeceklerine çatır çatır arkadan düzseler daha iyidir ***!" diye düşünmedim dersem yalan olur! (kesinlikle eşcinsel filan dğeilim Ama anla nasıl beynimi çatır çatır çatır becerdiler öyle böyle değil.. ) zira o bir kaç dakika arasında ulan seans böyle biterse ne olur korkusu yaşadım. Herhalde seans bitince direk taksiye atla, boğaz köprüsünden geçerken arabayı durdur, sorgusuz sualsiz at aşağı kendini.. Az kaldı yapacağım o idi, son anda ucuz yırttım.. (O seans sonunda tüm birikimi mi kaybetmiş, üzerine de sermayemin %10'u kadar borçlanmıştım! ve buna emin ol şükrettim!)

Gelelim işin özüne.. Borsa denilen meret borç para ya da vadesi olan bir para ile asla oynanmaz ! Sadece untuacağın, kaybetsen zoruna gitmeyecek para ile yatırım yapılabilir. + sanırım artık o açığa mevzusu yasaklandı ama varsa bile kesinlikle ve kesinlikle ne açığa alım ne de açığa satım emri verilir!..